- film.com.tr
- Arşiv (2009)
- Min Dit (film)
- Yapım Yılı
- 2009
- Gösterim Tarihi
- 2 Nisan 2010
- Süre
- 102dk
Oyuncular
- Şenay Orak
- Gülistan
- Muhammed Al
- Fırat
- Hakan Karsak
- Nuri Kaya
- Suzan İlir
- Zelal
- Berivan Ayaz
- Dilan/Dilara
- Fahriye Çelik
- Anne
- Alişan Önlü
- Baba
- Mehmet İnci
- Mikail
- Çekdar Korkusuz
- Çekdar
- Recep Özer
- Bindest
- Yönetmen
- Miraz Bezar
- Senarist
- Evrim Alataş
- Miraz Bezar
- Yapımcı
- Miraz Bezar
- Görüntü Yönetmeni
- Isabelle Casez

Ben Gördüm
Min Dit
Diyarbakır’da sıcak çatışmaların yaşandığı günlerde anne ve babasını kaybeden iki çocuğun öyküsü.
Diyarbakır-Batman yolunda, karanlık bir Mayıs gecesinde, on yaşındaki Gülistan’ın ve kardeşi Fırat’ın hayatı acı bir şekilde değişir. Gazeteci olarak çalışan babaları ve anneleri çocukların gözleri önünde öldürülürler. Geriye sadece Gülistan, Fırat ve annelerinin kollarında ağlayan altı aylık kız kardeşleri Dilovan kalır.
Çocukların tek akrabaları teyzeleri olan Yekbun’dur. Ama kısa bir süre sonra teyzeleri de kaybolunca, Gülistan ve Fırat, tamamen kendi başlarına kalırlar. Parasızlıktan evin eşyalarını satmaya başlayan çocuklar, evin kirasını ödeyemeyince Diyarbakır’ın sokaklarında yaşamaya başlarlar.




Hem Türkçe hem de Kürtçe bilen biri olarak filmin Almanca dublajının yarısının altyazısı olmaması sebebi ile bayağı bir sıkıntı çektim.
Gelelim filme; Gülistan rolündeki Şenay Orak kızımız bu filmi film yapan ana unsur olarak göze çarpıyor. Oyunculuğu, rol kabiliyeti ve bakışları insanı derinden etkiliyor. Yönetmen Miraz Bezar ajitasyonun dibine vurmasaydı çok daha iyi olurdu. Çünkü bazı sahneler inandırıcı olmaktan çıkıyor. Bu arada filmin senaristlerinden Evrim Alataş'ın film vizyona girdiği günlerde hayatını kanserden kaybetmesi üzücü bir hadise. Yanlış görmediysem filmin bir bölümünde Fırat'ın el arabasında sattığı ürünlere müşteri rolünde gördüm. Maalesef Kabil Habil'in kanını döktüğü günden bu yana yeryüzünde bu acılar yaşanmakta. Yönetmende güzelim ülkemizin 90'lı yıllarındaki nahoş faili meçhullere göndermede bulunmuş. Film belki sinemasal açıdan istenileni verememiş olabilir ama böylesine bir konuyu cesaretle sunması takdire şayan. Ama yorumumun başında izah ettiğim gibi Almanca dublaj çok saçma olmuş. Orjinal Kürtçe dublajı ve Türkçe altyazı filmi geniş kitlelerin anlayabileceği merhaleye getirebilirdi.