? Beni Hatırla
Yapım Yılı
2001
Gösterim Tarihi
2002
Süre
135dk

Oyuncular

Russell Crowe Russell Crowe
John Nash
Ed Harris Ed Harris
Parcher
Jennifer Connelly Jennifer Connelly
Alicia Nash
Christopher Plummer
Dr. Rosen
Paul Bettany
Charles
Adam Goldberg
Sol
Yönetmen
Ron Howard
Müzik
James Horner
Yapımcı
Brian Grazer
Executive Producer
Todd Hallowell
Karen Kehela
Görüntü Yönetmeni
Roger Deakins
Kurgu
Daniel P. Hanley
Mike Hill
Kasting
Janet Hirshenson
Jane Jenkins
Yapım Tasarım
Wynn Thomas
Sanat Yönetmeni
Robert Guerra
Kostüm Dizayn
Rita Ryack
Set Dekorasyon
Leslie E. Rollins
Beautiful Mind, A

Akıl Oyunları

Beautiful Mind, A

9.3/10 IMDB Puanı: 8.0/10
Bir dahinin heyecan dolu öyküsü olan A Beautiful Mind, bir matematikçi olan John Forbes Nash Jr.ın gerçek hayat hikayesinden esinleniyor. Yakışıklı ama bir o kadar egzantrik olan Nash henüz oldukça gençken büyük bir keşfe imza atmış ve bir anda uluslararası üne sahip olmanın eşiğine gelmişti. Fakat Nash'in olağanüstü dehası şizofreni engeliyle karşı karşıya kalmıştı. Diğer birçoğunu yok eden zorluklara karşı Nash savaşmayı denedi ve karısı Alicia'nın büyük desteğiyle 1994'te Nobel Ödülünü kazandı. Yaşayan bir efsane olan Nash şu anda da çalışmalarına devam etmekte.

Yıl 1947'dir ve John Forbes Nash Jr. (Russell Crowe), matematik mastırını yapmak için Princeton'a gelir ve Princeton'ın en prestijli grubu olan Ivy Leauge'e girer. Nash'in buraya uyum sağlaması kolay olmayacaktır çünkü sosyal konulardaki detaylar ya da derslere katılmak onun için pek anlam ifade etmemektedir. Onun tek bir amacı vardır: tamamıyle orjinal bir düşünce bulabilmek. Ancak bunu yapabildiğinde kendisinin bir önemi olacağına inanmaktadır.

Princeton'ın matematik bölümünde acımasızca devam eden bir rekabet vardır ve Nash'in sınıf arkadaşları onun başarısızlığını görmeyi dört gözle beklemektedirler. Yine de ona tahammül etmekte ve farkında olmadan onu başarı yolunda tahrik etmektedirler. Bir gece onlarla birlikte bir barda eğlenirken, arkadaşlarının sarışın bir kıza gösterdikleri reaksiyon Nash’in dikkatini çeker. Aralarındaki rekabete yakından tanık olduğunda uzun zamandır beklediği şeye, kendi büyük teorisine ulaşır. Nash'in "rekabetin matematiği" teorisi modern ekonominin babası sayılan Adam Smith’in doktrinlerine tam anlamıyla zıttır ve bu durum 150 yıldır inanılanın terkedilmesine yol açmanın dışında Nash'in hayatını da sonsuza dek değiştirecektir.

Nash daha sonra MIT'de araştırma ve öğretim görevlisi olur ama bu onu tatmin etmez. Bilim II. Dünya Savaşı'nda Amerika'nın en büyük kurtarıcısı olmuştur ve Nash şimdi soğuk savaşın galibi olma yolunda önemli bir rol oynamaya can atmaktadır. Bu arzusunu gerçekleştirebilmesini sağlayacak teklif William Parcher'dan gelir. Parcher, Nash'i düşmanın kodlarını kıran adam olarak çok gizli bir görevde kullanmak istemektedir.

Nash, bu işe balıklama atlar ama bir yandan da MIT'deki görevine devam etmektedir. Ve hayatı boyunca üzerinde hiç kafa yormadığı bir konuyu yani aşkı ona ilk kez yaşatacak olan Alicia Larde adındaki fizik öğrencisiyle de burada tanışır.

Nash, Alicia ile evlenir ama ona Parcher'la çalıştığı gizli görevden bahsedemez. Çalışma, gizlilik ve tehlike elbet bir gün Nash'e zarar verecektir ve o gün geldiğinde Nash kendini saplantılar ve kuruntularla dolu bir dünyada koybolmuş bulacaktır. Hastalığın tıp dilindeki adı ise paranoik şizofrenidir.

Kocasının içinde bulunduğu durum yüzünden harap olan Alicia, yenik düşmüş bir dahiyi sevmenin zorluğu altında ezillirken savaşmaktan vazgeçmeyecektir. Her yeni gün daha büyük zorluklar getirse de Alicia aşık olduğu bu karizmatik adamın bir an bile olsa dikkatini çekebildiğini gördüğünde ona olan bağlılığı yeniden güçlenmektedir. Onun bu bitmeyen aşkı ve inancı sayesinde John Nash tedavisi imkansız denen bu hastalığa karşı savaşmaya karar verir.

Yorumlar

Yorum Yaz
bakmayan arkadaşlar için kesinlikle tavsiye ederim.gerçek bi olaydan esinlenilerek yapılmış bir şahaser.oyunculuk ve yönetmenlik olarak on puanı kesinlikle hakkettiğini düşündüğüm bir film.sizinde seyredince arkadaşlarınıza tavsiye edeceğinizden eminim.ailece seyredilebilecek muhteşem bir film.kaçırmayınnnn.
0 Oy
John Nash e biraz daha sadık kalınıp, onun karakterini daha gerçekçi anlatsalardı keşke. Russel Crowe ömründe ilk defa gay birini canlandırmış olurdu, biz de çeğirdek çitleye çitleye izlerdik.
0 Oy
bugüne kadar izlediğim en harika filmdi. söyleyecek bir şey bulamıyorum.
0 Oy
öncelikle seneryonun muhteşemliği ron howard ın yönetmenliği ve tabiki bu filmde seneryodaki karakterlerin russell crowe olması yanında jennifer connelly olması bu film tüm zamnların en iyilerin arasında olması kaçınalmaz izlemeniz gereken bir film
0 Oy
bu filme imdb 7.9 vermiş tam bir saçmalık ya olacak iş değil yemin ederim bunlar filmden anlamıyolar
-1 Oy
arkadaşlar sürekli söyleniyor bu sitede ama puanı imdb vermiyor. imdb.com'a girip üye olup düzenli oy veren insanlar bu film puanlarını belirliyor. aynı film.com.tr üyelerinin verdiği puanlar gibi. hem 7.9 fena bir puan değil...
+ 1 Oy
arkadaslar tam bir Russell Crowe fanatiği olabilirim bunu inkar etmiorm ama bu adam gladitor filmi ile en iyi oyuncu odulunu alabiliyorsa neden bu filmde oyunculugun sınırlarını zorlamasına ragmen alamadı hayret ne var yani ust uste 2 defa oscar alınamaz die bir kaide mi var :)
+ 1 Oy
2 defa üst üste alınmaz, diye bir kaide yok ama Oscar'ı tekrar alması imkansızdı. Rakipleri ciddiydi. Bence Denzel Washington da ödülü hakketmişti. Yani hak yenilmedi bu kez.
Crowe gerçekten iyi bir performans sergiledi. Kariyerinin en iyi performanslarından birisiydi. Düşüş öncesi son büyük performans.

Film de etkileyiciydi. Biyografik bir film. Ne derece objektif bilemiyorum ama iyi bir biyografik filmdi. Aviator, American Gangster gibi biyografik filmler uzun süreleri yüzünden sıkmışlardı beni. Fakat bu içerdiği aksiyon ve karakterin çekiciliği nedeniyle hiç sıkmadı. İyi bir film.
0 Oy
x

Film.Com.Tr Kayıt

Yorumlarda sadece rumuzum gözüksün.
x

Şifremi Unuttum