- film.com.tr
- Arşiv (2002)
- Big Fish (film)
- Yapım Yılı
- 2002
- Gösterim Tarihi
- 13 Şubat 2004
- Süre
- 125dk
Oyuncular
-
Ewan McGregor
- Edward Bloomun gençliği
- Albert Finney
- Edward Bloomun yaşlılık dönemi
- Billy Crudup
- William Bloom
- Jessica Lange
- Sandy Bloom
-
Alison Lohman
- Sandy Bloomun gençliği
-
Marion Cotillard
- Josephine
-
Helena Bonham Carter
- Jenny (genç ve yaşlı) & Cadı
- Yönetmen
-
Tim Burton
- Senarist
- John August
- Roman
- Daniel Wallace
- Müzik
- Danny Elfman
- Yapımcı
- Bruce Cohen
- Dan Jinks
- Richard Zanuck
- Görüntü Yönetmeni
- Phillippe Rousselot

Büyük Balık
Big Fish
Edward Bloom Alabama'nın küçük bir bölgesinde yaşayan, gençliği hakkında efsanevi hikayeler anlatılan ve seyahate düşkünlüğüyle tanınan bir adamdır. Edward kansere yakalandığında eşi Sandra ailesini tekrar bir araya getirmeye çalışır. Bu sırada oğulları Will de yanlarına gelecektir.
Will, babası hakkında anlatılan hikayeleri araştırmaya başlar ve şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşır. Will, artık babasının büyük başarıları ve hayalkırıklıklarıyla karşı karşıyadır.
Batman, Edward Scissorhands gibi filmlerin usta yönetmeni The Big Fish'te yaratıcılığın sınırlarını zorluyor.




8/10
Ama, Sweeney Todd, Edward Scissorhands gibi 2 büyük filminden sonra, arayış içinde olan ben, Tim Burton'un arada derede sıkışan filmini izlemeye koyuldum bugün. Ve Magnolia'dan sonra her bir ögesine hayran kaldığım ender filmlerden oldu. Zaten IMDB'de de alt altalar, bulmakta zorlanmadım hani.
Her ne kadar senarist Tim Burton olmasa da, filmde öylesine masalsı ve öyküsel bir anlatım var ki. Hayao Miyazaki geldi her sahnede aklıma. Fantastik sinemanın doruk noktalarından birisi olarak gördüğüm bu film, klasik Tim Burton filmlerinden daha müthiş, ayrıca hem mutlu son, hemde mutsuz sonla biten ayrı bir başyapıt. Baba - Oğul arasındaki dram ancak bu kadar müthiş anlatılırdı, bu bakımdan saygıyla önünde şapka çıkarmak gerekir. Bir babanın fantastik beyni ve oğlunun onunla tanışması..
Her zaman bildiğimiz bir şey vardır sevdiğimiz kişilerin değerini ancak onları kaybettiğimizde anlarız.Bazen onları anlamak yerine sadece kendi dünyamıza kapanırız.Ne yaparsak yapalım asla reddemeyeceğimiz bir şey vardır o da onların her zaman bizi düşündüğü ve hep haklı olduklarıdır.
Filmimizin sorguladığı da bu.William adındaki kahramanımız babasının anlattığı !masallardan! sıkılmış olacak ki artık onları dinlemek istemez ta ki babasının ölümcül hastalığıyla karşılaşana dek.(Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.Spoiler olabilir)
Tim Burton yine masalsı kahramanları , ortamları , hikayeleriyle seyirci ekrana kilitlemeyi ve büyülemeyi yine başarıyor
Baba oğul ilişkisinin en güzel anlatıldığı filmi sorarsanız bugünden itibaren sizlere cevabım kesinlikle Büyük Balık olacaktır.
Bir yandan dramı , bir yandan da hayal gücünü aşan senaryosuyla tam bir Tim Burton baş yapıtı.Üstadın belkide en iyi filmi denebilecek kadar kaliteli güzel bir yapım.
Her yönüyle kendini diğer filmlerden ayırıyor ve bir başyapıt olduğunu bizlere gösteriyor.Aynı zamanda mükemmel repliklerle dolu.İşte onlardan bir kaçı:
Hayallerinin aşkıyla karşılaştığında zamanın durduğunu söylerler. Bu doğru; ama söylemedikleri bir şey var. Zaman tekrar akmaya başladığında aradaki farkı kapatmak için çok daha hızlı ilerler.
- Fotoğrafını çekebilir miyim?
- Fotoğrafımı çekmene ihtiyacın yok, sözlükte yakışıklı kelimesinin anlamına bakman yeterli. “
Birbirimizi çok iyi tanıyan iki yabancı gibiyiz.
Nehirdeki en büyük balık yakalanamadığı için büyüktür
Büyük Balık sıkılmadan izleyebileceğiniz ve uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız türden bir film.Daha fazla beklemeden izlemenizi öneririm.
Kesinlikle Tavsiye Ederim
9
Film, her Burton filminde olduğu gibi görsellikleri, müzikleri ve masalsı yönüyle öne çıkıyor. Özellikle müzikler çok iyiydi. 2000'lerde çektiği en iyi yapım. Hala da aşamadı maalesef. Umarım Dark Shadows'la 2.iyi filmini çeker. Zira bazı filmleri onun çektiği belli olmuyor. Özellikle Alice.
Albert Finney, Ewan McGregor, Helena Bonham Carter, Danny DeVito, Steve Buscemi, Marion Cotillard, Jessica Lange gibi muhteşem bir kadrosu var filmin. Sırf bu kadro için bile izlenir. Özellikle Albert Finney hayalci baba Edward ve Ewan McGregor hayalci genç Edward rollerinde oldukça başarılılar. Marion Cotillard'ın filmde rol alması bile izlemem için yeterliydi, keşke o hamile haliyle daha fazla görebilseydik demekten de kendimi alamıyorum.
Sonuçta Burton'dan enfes bir baba-oğul hikayesi. Babaların değerini gösteren gerçekten masal tadında bir film. Umarım ilerleyen yıllarda tıkanmış Burton fabrikasından böyle işler çıkar.
beni sasırtan tek nokta Ewan McGregor oldu nasıl oldu da yerine Johnny Depp oynamadı hayret :)))