? Beni Hatırla
Yapım Yılı
2010
Gösterim Tarihi
30 Temmuz 2010
Süre
148dk

Oyuncular

Leonardo DiCaprio Leonardo DiCaprio
Cobb
Joseph Gordon-Levitt
Arthur
Ellen Page Ellen Page
Ariadne
Tom Hardy
Eames
Ken Watanabe
Saito
Marion Cotillard Marion Cotillard
Mal
Dileep Rao
Yusuf
Cillian Murphy
Robert Fischer, Jr.
Tom Berenger
Browning
Michael Caine Michael Caine
Miles
Pete Postlethwaite
Maurice Fischer
Yönetmen
Yıldız Christopher Nolan
Senarist
Yıldız Christopher Nolan
Müzik
Hans Zimmer
Yapımcı
Yıldız Christopher Nolan
Görüntü Yönetmeni
Wally Pfister
Inception

Başlangıç

Inception

9.1/10 IMDB Puanı: 8.9
10/10

Bir dedektifle psikanalistin ortak özelliği her ikisinin de insan zihnine ait bir gizemle ilgilenmesidir, görünenin ardındaki şifreyi kırma çabası çoğunlukla gözden kaçan detaylarda ortaya çıkar. Edgar A. Poe'nun ünlü Çalınan Mektup öyküsündeki gibi. "Gerçek" orada, tam da gözümüzün önündedir, ama fazla göz önünde ya da yüzeyde olduğu için onu göremeyiz. Gerçeğe ulaşmak için onun bize verdiği cevapları dinlememiz gerekir.

Dedektif ile psikanalist gerçeğe ve onun gündelik yaşamdaki sarkmalarına belirli bir mesafe ile yaklaşırlarken, özneler arasındaki iletişim çoğunlukla bu mesafeden yoksundur. Birbirimizle kurduğumuz ilişkiler, daha çok da birbirimizi anlama çabamız bir tür hırsızlık gerektirir. Zihnimizdeki kasalar ya da gizli dolapların anahtarlarını paylaşmak elimizden gelmez, ama o kapılar açılmadıkça da birbirimizi tam anlamıyla tanımamız mümkün değildir. Dost dediğimiz insanlar ise, müdahale hakkı olmasına rağmen eline verdiğiniz anahtarı zamanı gelmedikçe kullanmayan kişilerdir.

Christopher Nolan'ın The Dark Knight'ı aşamayacağı beklenirken herkesi şaşırtarak daha iyisine ulaştığı Inception filmi, tam da özneler arasılığın bu yönü ile ilgili. Hafıza-ı beşere fena halde takık olan İngiliz yönetmenimiz, Inception ile psikanalitik kuramın içine tam anlamıyla dalış yapmış durumda. Hatta daha ileri gidersek, daha önce Lacan'ın kuramından yararlanan Nolan'ın bu kez kuramın kendisini filme aldığını söyleyebiliriz.

The Dark Knight'ta Gotham'ı bilinçaltının yansıması haline getiren Nolan, Inception'da bilinçaltını Gotham şehrine dönüştürüyor. Bunu da kolaya kaçıp kaba simgelerle aktarmak yerine, izleyicisine süreci göstererek yapıyor. Nolan bir yönetmen olarak farkını tam da bu noktada koyuyor, bilinçaltı ona göre David Lynch'in yaptığı gibi, ürkütücü ve bağlamsız bir gösterenler sirki değil, bilakis "dil gibi yapılanan", delikler ve katmanlardan oluşan bir zincir. Sürekli gerçeğin müdahalelerine tanıklık eden, metafor ve metanomilerle çalışan bir mekanizma. Kurallarını kendimizin koyamadığı ama kendine has yasalarına uyum göstermek zorunda olduğumuz, gerçeğe yaklaştıkça gerçekliğimizi yitirdiğimiz bir söylem biçimi. Nolan'a göre onun egemenliğine girmenin riski de burada yatıyor: Sınırları aşmak, deliliğe kucak açmakla aynı kapıya çıkıyor.

Görünüşte bilimkurgu gerilim türünde ilerleyen bir endüstriyel casusluk hikayesi olan Inception, o çok benzetildiği Matrix ile bu nedenle temelden ayrışıyor. Biçimsel olarak birbirlerine benzemeleri aslında, eksen olarak aynı kavramları dert edinmelerinden kaynaklanıyor. Gerçek ve fantazi arasındaki sınırı aşmak ve/veya aşmamanın tartışıldığı bu metinlerden Inception, Matrix'in ters istikametinde kalarak – ve Lacan'a fazlasıyla yaklaşarak- görece bütünlüğünü koruyan özneler olabilmemizin koşulunu kendimize ait bir fantaziye sahip çıkmamız ile açıklıyor. Hepimizin simgesel alanda –dil alanında- kalabilmemiz, birbirimizle iletişim kurabilmemiz ve daha önemlisi gerçekliği deneyimleyebilmemiz için Lacan'ın gerçek alanı olarak tanımladığı, simgeselleştirilemeyen kendinde şeyle; bu karanlık ve meşum tözle aramıza bir mesafe koymamız gerekiyor. Bu mesafenin adı ise öznel bir fantazi alanı oluyor. O hem kendi arzumuzun peşinde gideceğimiz yolun gidişatını, hem de özne olabilmemizin teminatını belirliyor. Bu yolda onu kimi zaman büyüsünden arındırmamız, yüce olanı tahtından indirmemiz de gerekiyor. Ancak kaybedilmiş gerçekle bütünleşmek konusundaki obsesiflik, yitirilen Mu Kıtası'nı aramakla eşdeğer: Bulunmadığı sürece değerli ve büyülü olan, keşfedildiğindeyse sıradan bir toprak parçasına dönüşecek olan bu efsane gibi, fantazilerimizden tamamen arınmak da bize gerçeğin aydınlığını değil, elimizde halesini yitirmiş, kuru ve yaşanılası olmayan, yüzer gezer nesnelerden oluşmuş bir sis alanını bırakıyor. Tıpkı DiCaprio tarafından çok iyi canlandırılan Cobb karakterinin çürümüş ve yıkılmaya yüz tutmuş gerçek alanı gibi. Film boyunca bir özne olabilmek için çırpınan Cobb karakterinin hikayesinde, Nolan "beşer  kalabilmek için hafızanın nisyana malul" olması gerektiğini açığa çıkarıyor.

Şayet Inception'u bir filme benzeteceksek, bu Zizek'in haklı olarak bir tür psikoz olarak incelediği Matrix değil, Kubrick'in 2001 filmi olacak. Gelecekte –ve belki şimdiden- adı Stanley Kubrick ile birlikte anılacak olan Nolan, Nietzscheci bir bilinç evrimini konu edinen 2001'in anlatı söylemini kendi filmine taşıyor. Anti hümanist olarak adlandırılan Kubrick'in tersi şekilde tam bir modern olarak davrandığı ve insan bilincinin Zerdüştvari bir yeni insana doğru evrilebileceğini müjdelediği 2001'in katmanları, Inception'da bambaşka bir meale gelecek şekilde açılıyor. Bilinçaltı eğer dil gibi yapılandıysa, o zaman ona yeni bir "başlangıç" vermenin mümkün olup olmadığını sorgulayan ve Lacan'ın "bilinçaltı ötekinin söylemidir" şeklinde formülize edilen ünlü aforizmasının anlatısal karşılığını veren Inception, 2001'in kastrasyonlarla gelişim gösteren bilincini, bu kez simgesel alandan gerçeğe yapılan bir iç yolculuğa taşıyor. Daha ilk sahnesinde hayli Kubrickyen başlayan filmde Nolan, üstadın izinden gittiğini belli ediyor.

Inception yalnız kuramsal yaklaşımlarla izlenebilecek filmlerden de değil. Film, Ocean's Eleven tarzı bir ekip çalışmasından bir dans gösterisi gibi tasarlanmış koreografik aksiyon sahnelerine değin, yalnızca eğlence ve haz arayan izleyiciyi de hayli memnun edecek bir seyirlik. Matrix'ten sonra bilim kurgu sineması adına yeni bir görsel estetik gelişmediğini düşünenlerden iseniz, Inception sizin için gerçek bir mutluluk kaynağı olacak. Perdede iyi oyunculuk izlemek için gidenler ise beklediklerinin kat kat üzerinde performanslarla memnun kalacak.

Inception kesinlikle bu yazın ve muhtemelen bu yılın en iyi filmi. Ancak onun önemi bununla sınırlı değil, Nolan ileriki yıllarda Hollywood'daki yeni kuramsal açılımın başlangıcını bu filmle kanıtlamış olacak.
 

Editörün Görüşü

Barış Emre G.:The Dark City ile Minority Report'un özel bir karışımını bulabileceğimiz Inception, insan zihninin karanlık labirentlerinde geçen bilim kurgulardan hoşlananlara ayrı bir keyif sunuyor. ...devamı>>

Yorumlar

Yorum Yaz
hayatımda izlediğim en iyi filmdi kafam patladı filmi izlerken kesinlikle tek başınıza kulaklıkla falan izleyin filmi son sahnesinde totemin düşmemesi hala rüyadamı sorusunu getiriyor akıllara
0 Oy
başlangıç hastası 06 Mar 2014 20:12
İnception ortalığı cacık etti ve gelmiş geçmiş en iyi film
0 Oy
eleştirmen 25 Şub 2014 22:19
İnception ortalığı cacık etti ve gelmiş geçmiş en iyi film
0 Oy
eleştirmen 25 Şub 2014 22:19
BEYLER YARDIMINIZA İHTİYACIM VAR!!!!!!!!! BU FİLMİ FELSEFE HOCASI BİZE ÖDEV VERDİ YAZILILAR DA ÜST ÜSTE GELDİ SALI GÜNÜDE HOCA İSTİYOR SİZLER BANA TAM TEŞEKKÜRLÜ ÖZET YAZIP MSN ADRESİME (sevgi-yalanduman_1384keko@hotmail.com) GÖNDEREBİLİR MİSİNİZ
0 Oy
hadi ama kabul et okadararda güzel deil
-1 Oy
bu nasıl bir hayal gücü nasıl bir kurgu nasıl bir emektir... bu filmi izlemediğim her güne lanet okudum resmen çok ama çok beğendim Nolan eşsiz bir adam gerçeknten
+ 1 Oy
Bizim "ev halkı" çok beğendi ama benim "anlama" güçlüklerimden dolayı anı kanaette olamadım.
0 Oy
bu filmin dizisi çekilsin  ya kaç kere seyrettim hala kopamadım :D
0 Oy
Beyninizi patlama kıvamına getirecek bir film :D İzlenmeye değer...
0 Oy
Konu olarak bizi farklı bir dünyaya götürüyor: Bilinçaltı ve Rüya. Rüyalarla birlikte aslında insan zihninin yarattığı bir dünyaya tanık oluyoruz. Rüyalar kesinlikle çok iyi hazırlanmış. Hayran kalmamak elde değil ağzınız açık izliyorsunuz. Özellikle doğanın özellikleri de yansıtılmaya çalışılmış. Yağmur,kar vs... ki filme müthiş bir artı getirmiş. Ayrıca çekimler farklı ülkelerde çekilmesi ki sanırım 6 ülkeydi rüyalara farklı olumlu değişimler sağlamış. Bazı sahnelerin yavaş çekime alınması müthişti adeta sizde onlarla aynı moda giriyordunuz elbette bunu sağlayan filmin yapısıydı. Çok fazla bağlanıyorsunuz. Başlarken iyi bir tempo ile başlıyor. Ve gitgide bu hızı kat kat artırıyor. Senaryo olarak çok sağlam başta karışık gibi gelse de ilk yarısı özellikle yap-boz ikinci yarıda tamamiyle oturuyor. Ama filmi dikkatli izlemelisiniz yoksa kaçırabilir aklınızda çok fazla soru işareti kalabilir. Ayrıca filmimiz finale doğru bizi şaşırtacak süprizlerde içeriyor.
Mekanlar oldukça iyiydi. Bilim-Kurgu ve Aksiyon türü olarak tavan yağmıştı diyebiliriz. Görsel efektler muazzamdı.
Kesinlikle 2010 Leonardo DiCaprio'nun yılıydı. İlk önce Shutter Island'taki performansı ile bizi büyüleyen DiCaprio bu filmde de tempoyu düşürmemiş harika bir oyunculuk sergilemiş. Marion Cotillard'ın performansını da beğendim. Ken Watanabe ve Cillian Murphy'ı oldukça başarılı buldum ikisi de çok iyiydi. Ayrıca Ellen Page ve Joseph Gordon-Levitt'te filme büyük bir renk katmışlardı. Usta oyuncu Michael Caine'nı kısa sürede olsa da görmek güzeldi.
Hans Zimmer'a bir kez daha hayran kaldım. O nasıl müziklerdi. Filmin doruk noktalarına ulaşmasını sağladı.
Senarist ve Yönetmen Christopher Nolan. Belki son on yılın en iddalı yönetmeni. Yine akıl almaz bir film yapmış. Kendisini ayakta alkışlıyorum. Jonathan Nolan'nında eminim katkısı büyüktür.
9/10
0 Oy
defalarca izlediğim filmler arasına girmiştir.her izlediğimde nolan'ın neyin kafasını yaşadığını çok merak ediyorum.hayranlıkla izliyorum.
+ 2 Oy
Matrix gibi bir film izleyemeyiz derken 2010 yaz aylarında çıktı karşımıza Inception. Christopher Nolan’ın hem yönetmenliğini hem de senaryosunu yazdığı film akıllara durgunluk verecek cinsten. Leonardo Di Caprio bir hırsız ama bilinç hırsızı. İnsanların rüyalarına sızıp , onların düşüncelerini değiştirebiliyor. Çünkü herşey bir düşüncenin tohumuyla başlıyor.
+ 3 Oy
tamam sinema kültürümüz gelişmemiş teşekür ederiz bu olağanüstü ''tespit' için.

sen ve senin gibiler İMDB'de ki listeden film beğenip izleme alışkanlığı edinmiş ve liste bittiğinde ne halt edeceklerini bilmeyenlerdir.

ikincisi bütün dünyada bu filmi bunca seven ve izleyen tepelere çıkaran herkes gerizekalı birtek sen akıllısın öylemi? yahu arkadaşım bu filmin birkere MATRİX saçmalığı ile zerre kadar alakası yok bu başka bi alem matrix başka!! ......NEYSE ABİCİM SENİNLE KAFA YORMAYA GEREK BİLE DUYMUYORUM .
+ 1 Oy
suatland bu film matrix gibi 10 yıl sonra konusulmucaktır çünkü bir başyapıt değildir filmin puanı beni rahatsız etti siz imdb top 250 filmlerinin hiç birini izlemediginiz için böyle yorumlar yapıyorsunuz birisi burda hayatımda izledigim en iyi film desede şaşırmıcam sinema kültürünüz olusmamız daha sizin
0 Oy
ya şimdi birde bu moda oldu.. 'abartı!' ne demek abartı o kadar merak ediyorum ki?

BU ADAMLAR FİLMİ YAPIP ORTAYA BIRAKIYORLAR! GERİSİ OLDUĞU GİBİ İZLEYİCİYE KALIYOR. bir filmin bütün olarak ne olduğunu anlayabilmek için mecburen izlemek gerekiyor veya izlemek yerine birkaç eleştiri, yorum falan okursun ve karar verirsin kötü film olduğuna. ama abartı diye bir tabirin sinemada yeri olduğuna inanmıyorum ki INCEPTİON neresinden tutarsan tut mükemmel ve özgün bir başarı abidesidir.
+ 3 Oy
abartılan filmlerden benim top 10 a giremez kötü demiyorum ama abartı gerçekten 10/7
-7 Oy
Haketti haketti :)
+ 2 Oy
155 yorum ile sanıyorum en fazla yorum alan film ünvanı INCEPTİON'a ait. AVATAR bile 90 yorum falan almış!
+ 1 Oy
the dark knight ın muhteşem bir film olmasında kurgunun yanısıra heath ledger ın oyunculuğunun katkısı inanılmazdı..inanılmaz sempati duyular bir psikopat ortaya çıkardı..tom hardy bunu yapabilecek mi göreceğiz..kişisel kanaatim üçüncü film ikincisini aratacaktır....(inception u çok ayrı bir yere koyuyorum ben)
0 Oy
dark knight rises bu filmden daha iyi olursa nolan'ın sonraki filmi nasıl olacak merak ediyorum
+ 2 Oy
bu tarz filmleri anlamak için en az 2 kere izlemek gerekiyor.. hatta daha fazlası..
filmin sonu da karışık geldi bana, zira en son Cobb eşiye kalmıştı rüyada nasıl olduda geldi uyandı anlayamadım. bir anda kızlarının yanındaydı, ve dönen şey hiç durmadı, acaba rüya devam mı ediyordu...
+ 1 Oy
Ben hep rahatım zaten umrumda değil önceden demiştim , kadrolu eksicim bile var sağolsun :)
0 Oy
öyle diyince eksi almıyosun rahat olabilirsin :P
-1 Oy
Dediği çoğu yerde bende Balmumcu'ya katılıyorum . Bu filmden hoşlanmadım , South Park filmin karışık ve anlaşılmaz  olması onu harika yapmaz mı ne demişti bir bölümde tam hatırlamıyorum ama bende aynen öyle düşünüyorum . Tamam farklı bir konu ama sadece o kadar .

Lütfen velet muhabbeti yapıp anlamadın ondan sevmedin yazmasın kimse çünkü çok gülüyorum onlara .

Eksileri bekliyorum ...
-2 Oy
hayret hala eksi almadım he :)
0 Oy
Şunu çok net ifade edeyim; bu sitede kişilik problemi olan bazı şahıslar var. Bazı üyeleri takıntı haline getirip yazdığı en basit yoruma bile (-) veren düşünme ve algılama problemi olan sinemaseverler(?)... Onlar kendilerini bilir, şahısları için aklımdan geçenleri de tahmin ederler...
+ 7 Oy
kısa ve öz zevkler ve renkler hesabı ;) bu kadar uzun yazmak manasız bende bunu anlatıyorum.
-2 Oy
Bu arada, ilginçtir, tartışmanın konusu INCEPTION 10 üzerinden 10 mu yoksa 8 mi ayrılığı. Bir filme herkes 10 üzerinden 10 vermek durumunda değil sanırım...
0 Oy
Bu arada Sinema dergisi ülkenin en köklü sinema dergisi. Pekçok dergi geldi geçti, o hala ayakta. Varlığını da devam ettirecek gibi görünüyor. Sinema eleştirmenlerinin farklı düşünmesi, farklı listelere yer vermesi şaşılacak bir durum değil. Bence öyle değil deyip geçmemiz gerekn ayrılıkları başka yerlere çekmenin anlamı yok...
+ 4 Oy
"Başlangıç'ın bu dosyadaki varlığı infial yaratabilir ama bunu göze alıyoruz. Filme kötü diyecek halimiz yok, ama el insaf, gözümüzü gıdıklayan bir bilinçdışı dünyası yaratması dışında, delik deşik bir öykü bu. Bir 'konsept film'den bahsediyoruz. Bunların hepsini de bağrımıza basmak zorunda değiliz. 'The Matrix' beceriyordu, 'Başlangıç'ın nefesi yarı yolda tıkanıyor, hepsi bu! Topaç numarası, Marion Cotillard'ın 'öte taraftaki' femme fatale'i, eğilip bükülen caddeler, hepsi hoş numaralar. Ama C. Nolan'ın önceki bir filminden de biliyoruz ki, üstad illüzyona pek meraklı. Göz boyamayı seviyor, nedenlerle nasıllarla pek arası yok!"
İŞTE SİNEMA DERGİSİNDE BURÇİN YALÇIN İMZALI METİN BU ŞEKİLDE.
Gelin hep beraber film başyapıt mı değil mi tarzı etiket tartışmalarını bir kenara bırakarak bu metin üzerinde tartışmaya devam edelim.
-2 Oy
Tamam da arkadaş senin zevkin seni benim zevkim beni bağlar. Niye beğenilerimizi başkalarına ispat etmeye çalışalım ki? Sinema dergisindeki eleştiriler hiç de yabana atılır cinsten değil açıkçası. Hani diyorum madem lanıt peşindesin zevklerden bahsedinceye kadar derginin savlarına yönelik savunmanı yapsan da biz de bu tartışma kültüründen nimetlensek?
-2 Oy
bu filmin konusunu başka bi filmde gördün mü ? bu kadar şahane efektlerle oyuncuların iyi performansını bi yerde gördün mü ?

bunları bi arada görmüyosan bunun adı başyapıttır.hee 9 puan vermessin 7,5 8 verirsin anlarım.neyseki sinema zevkimin olduğunu düşünüyorum zevkler ve renkler hesabı ;)
-3 Oy
Niye bu kadar abarttınız anlamadım? Sinema dergisindeki o liste 30 Abartılmış Film başlığı altında yayınlanmış. O listede film için kötü demiyorlar. Çok iyi bir film ama başyapıt değil diyorlar sadece. Meseleye biraz da böyle baksanız...
-3 Oy
En çok abartılan filmler listesinde Inception olupta Avatar ve özellikle de Hurt Locker yoksa o listenin ciddiyetini anlarım.Ama eğer varsa bir şey söylemem tabii.Yine de Inception o müthiş senaryosu ile nasıl o listeye girdi tartışırım...
-2 Oy
@inception

Türkiye'de kim sinemayla ilgileniyor ? O ilgilenenlerin kaçı dergi okuyor ?

Tamamen bunun üzerine yapılmış bir politika. Yoksa o derginin editörlerinin ben elinin titrediğini hissediyorum bu listeyi hazırlarken. Dikkat çekmek, merak uyandırmak. Nerde küfür varsa millet her zaman oradadır. Heralde hiç almadıkları kadar mail alacaklar bu günlerde.

Endüstriyel sinemaya bir dergiyi daha feda ettik, başımız sağolsun.
-4 Oy
Sıkı sinemaseverlerle eleştirmenlerin yolları çoğu zaman ayrılır. Fazlasıyla benimsenen, sevilen, ilah haline getirilen yönetmenlerin gene sevilen, müthiş eserleri eleştirmenler tarafından yerden yere vurulduğunda seyirci "bi bok anlamıyorsun filmlerden" ya da "kesin yönetmene gıcığı var" tepkisini gösteriyor. Sinema dergisinin bu ayki sayısı her bakımdan müthiş, dolu dolu. Abartılmış ve şişirilmiş filmler dosyası bir yere kadar tatmin etti. Inception'ı listede görünce çok şaşırdım. Onlar da şoka uğratacaklarını biliyorlar. Ama filmi 4 küçük satırla yerden yere (bu arada öteki işi Prestij'i es geçmeden) vurmayı başarmışlar. Inception dışında dosya oldukça iyi. Inception ve bir kaç filmi çıkarırsam abartılmış-şişirilmiş 30 film için onlarla aynı görüşteyim. Çoğu kişi de Inception listede olduğundan epey tepki gösterecektir kendi içlerinde listeye. Ben hala derginin tüm eleştirmenlerini seviyorum. Adamlar işlerini çok sağlam yapıyorlar. Eleştirileri müthiş oluyor.
-3 Oy
INCEPTION maceram..

Vizyona girdiğinde koşa koşa gitmiştim, bir Nolan hayranı olarak. Yaz günü kimsenin gitmeyeceği, salonun boş olacağı ümidiyle oturduk bir koltuğa. Sonra yavaş yavaş dolmaya başladı, yarıyı geçmedi ama. Bir temmuz cumasına göre şaşırtıcı bir kalabalıktı. Stajı kırıp gelmiştim sinemaya. Ve başlıyordu...

Ntvmsnbc'de ve imdb'de uzun süredir takip ediyordum filmi (uzun dediğim 3 ay) Ve film öylesine bir noktadan başladı ki... Ağzım açık ve sularım döküle döküle izlemeye devam ediyordum (burda soğudunuz yazımdan ama bekle bi sonunu) Özgünlüğün dibine vuruyordu Nolan, açıkçası fanatik bir Matrix hayranı olarak benzer "hiçbir" nokta göremedim. Görmek istemedim değil, göremedim.

Filmin ortalarında artık iyice filme vermem lazımdı kendimi. Çünkü oraya geldiğimde, Memento'yu izlememiştim ! Nolan'ın bu karışık ama bir o kadar da açık kurgusu, senaryo örgüsünün her saniyesinde şaşırmaya, hikayeyi yutmaya başlıyordum. Büyük bir bombaydı Inception. Çok ama çok büyük !!

Ve sonunda, artık tüm hikaye bittiğinde, o topacın düşüşünü duyduğumda, son zamanlarda "sinemada" izlediğim en muhteşem film olmuştu. Hemde 3D siz ! Türkiye'de 1 hafta sonra vizyona girmiş ve IMDB'de basamakları öylesine hızlı tırmanmıştı ki.. Gördüğü maksimum nokta 3. lüktü sanırım. Evet, bu film, TDK gibi 1. likten girmese de, listeyi değiştirmişti. Heyecanla 10 puanımı verip ayrıldıktan sonra, aklımda sadece box office ve imdb oy oranlarının artması ümidi kalmıştı.

Bekledik... Bekledik.. Oscar'a doğru dürüst aday olacak, Inception'a rakip olacak bir film bekledik. Ama yoktu, yoktu arkadaşım işte. Toy Story mi olacaktı, Social Network mü ne ? Sinemanın en kötü yılında tek başyapıt, Inception, emin adımlarla akademinin kapısına yürüyordu.

Aralık ayında ne olduysa oldu. Önce The King's Speech, sonra da Black Swan ciddi rakipler olarak potaya girdiler. Ama herkes gibi bende ümitliydim. Artık NOLAN OSCAR ALMALIYDI ! Ama bilmiyorduk ki bu zevk düşkünü akademi, yine Inception'dan düşük bir filmi boğacak Oscar havuzunda.

O gece, hiç olmadığı kadar heyecanlıydım. Çünkü uzun süredir favori filmim yoktu Oscar törenlerinde. Kimi destekleyeceğiz ulan diye soruyorduk birbirimize. O gün durumu abartıp Nolan için dua ettiğimi bile hatırlarım.

Ama olmadı, teknik dallarda (yani Akademi'nin bilim kurgu filmlerine yaptığı gibi) ödüllere layık görüldü bu güzide şaheser. Ama biz birşey biliyorduk ki, Nolan çıtasını iyice ama iyice yükseltmiş, nirvanaya ramak kalmıştı adeta. Bu, Nolan'ın mağlubiyeti değil, akademinin çöküşüydü. Artık gözümde zerre değerleri yok (bundan sonra). Ama Nolan, o bir efsane olacak, o bir Alfred Hitchcock olacak. Ve son olarak..

IN NOLAN WE TRUST !

10/10 TOP 100 #7
-3 Oy
actionboy ikinci yazdığına katılıyorum
+ 1 Oy
Maaşallah kubrick in 2001'i ile bile benzettiniz ya. Küçücük bir detay görüp "ahanda aynısı" demeyi ne kadar da seviyor şu millet !
+ 3 Oy
13th floor ile eşleştirenlerin olduğunu duydum.. Geçen izledim ve bu kadar rezil bir film olamaz. Önce bi boy farkı koyalım eşleştirmek için olmaz ki böyle.
+ 2 Oy
arkadaş bu filmse diğerleri ne hakkaten.
+ 2 Oy
Övmek... eleştirmek... fikirleri yarıştırmak... Bir de bunlardan bihaber (-) oy verme peşinde olanlar... Bayılıyorum sizin gibi tiplere : ))
-2 Oy
Ha bu arada bir yanlış anlama olmasın; kimse bana birşey anlatmak ya da beni ikna etmek zorunda değil. Filme yaklaşımımızı farklılaştıran da bu algılama farklılıkları. Ben de bu durumu vurgulamak için bu soruyu sordum...
-5 Oy
Anlatmak yerine eksi vermeyi tercih ediyorsunuz. Ben cevabımı almış oldum : )))
-2 Oy
ZİHNİNİZİN KONTROLÜ SİZ DE Mİ?

=== Film; hayal, gerçeklik, rüya, bilinçaltı, etki, hipnoz  gibi kavramlar üzerine kurulmuş. Neyin doğru neyin gerçek olduğunu kim bilebilir? Bunun, şu anki yaşamımızın rüya olmadığını kim söyleyebilir? Kimse söyleyemez. Sadece bilinenler, bilinmeyenler ışığında gerçek olup olmadığına inanıyoruz. Bana soracak olursanız ben RÜYA olduğuna inanıyorum, rüyanın içinde rüya gördüğümüze inanıyorum, katman misali.... Elbet bir gün UYANACAĞIZ!



=== Bizi ne yönetir? Bilinçaltı yönetir. Bilinçaltı mantıkla hareket etmez, DUYGULARLA hareket eder. Akılla ona hükmedemeyiz, evet, yanlış duymadınız. "Aklımızla ona hükmedemeyiz." Bazen, BAŞKALARI tarafından zihnimize FARKINDA OLMADAN gizlice zihnimize yerleştirilir. Mesela "subliminal mesaj "diye bir şey var. Biz her şeyi gözümüzle görmeyiz. Bazı şeyleri beynimizle görürüz ve FARKINDA OLMADAN bilinçaltımıza girmesine müsaade ederiz. Dedim ya az önce: "BİZİ BEYNİMİZ DEĞİL, BİLİNÇALTIMIZ " yönetir diye. Düşüncemin saçma olduğunu söyleyebilirsiniz. Ben de size bu filmden örnek vereyim: COBB rüya görürken bir yerde daha önce gösterilen bir öğe gösterildi: PERDE . Bu size MAL ' la arasında geçen yatak odası sahnesini hatırlatmadı mı? Peki ilk önce, o perde sahnesinde MAL ' ı mı gördünüz perdeyi mi? İkisini de gördünüz. Yalnız birini gözünüzle gördünüz diğerini BEYNİNİZLE görüdünüz ve farkında olmadınız:) İşte NOLAN bu filmde bunu defalarca anlattı: "size bir fikri aşılamak istiyorsam farkında olmamalısınız." Neye doğru neye yanlış dediğimizi, kanaatlerimizi işte bu belirler.



=== Senarist ve yönetmen olan NOLAN bu filmi bana göre en iyi filmi. Ayrı bir parantezi hakediyor. Rüya alemini, gerçeklik kavramını belki yıllarca araştırdı, belki şu senaryoya yıllarını verdi.Çünkü bu fikir çok basit bir fikir değil. Derinlemesine incelemiş belli. Açıkça görülüyor. Kurgusu, bana başka filmi hatırlattı: KELEBEK ETKİSİ(THE BUTTERFLAY EFFECT) . Benzer bir kurguya o filmde de rastlamıştım. Kurgusuna hayran kaldığım KELEBEK ETKİSİ filmini geride bıraktı bu film. Tebrikler NOLAN!



=== Filmde olumlu bulduğum en önemli şey kurgu. Kurgudan sonra ise en beğendiğim unsur, Ennio Morricone eşsiz güzellikteki müziğidir. M. BELLUCCI nın oynadığı MALENA filminde olduğu gibi...



=== Olumsuzluklar: giriş kısmı biraz karışık. Sabırsız izleyicileri sıkabilir. Diğer olumsuzluk ise SOYUT kelimeler yerine SOMUT kelimeler kullanılabilrdi. Bu şekilde daha anlaşılır olurdu.



=== En son sahnede çıkan ve en önemli nesne olan TOTEM' e cevap:" Yönetmenliğini kendim yaptığım ve şu anda izlediğiniz bu film bile GERÇEK olmayabilir dostlar"



KRİTERİM: 100/98
-3 Oy
Filmle ilglili en büyük eleştiri çok şey söylüyormuş gibi görünse de aslında hiçbir şey söylemiyor oluşu. Ben de buna inananlardanım. Sinematografik olarak bile eleştireceğim yerler (karlı tepelerdeki sahneler) var. Ama bunu geçtim, biri bana anlatsın ben de anlayayım; filmin anafikri ne? Her filmin vardır çünkü ama bunun yok! Varsa anlatın ben de öğreneyim...
-5 Oy
Bu fikre saygım var. Bana göre de başyapıt değil. Çok iyi bir film sadece...
-2 Oy
incepttion başyapıttır, kim ne derse desin.
+ 2 Oy
cinekolik senin mantığından yola çıkarsak eleştiri yazısı kaleme alamayız ki! Filmle ilgili görüşlerimi yazdım. İnsanlara hesap sormuyorum niye başyapıt ilan ettiniz diye? Ben de olaya senin gibi yaklaşanları anlamakta güçlük çekiyorum.
+ 1 Oy
Balmumcu, kendi görüşünü belirmişsin anladıkta, insanların istediği kadar şişirir veyatta abartır, bundan sananeki, yararıda-zararıda onlara.
-7 Oy
Memento'dan sonra hayran kalmıştım tarzına. Adamın her filmi kalite. Bunun gibi yönetmenler sayesinde arada bir de olsa sinemanın eski tadını hatırlıyoruz.
-5 Oy
BAŞLANGIÇ ÜZERİNE GEÇ KALMIŞ BİR YAZI
"İnsanların neden bu kadar heyecanlandığı hakkında gerçekten en ufak bir fikrim yok. Sanki biri uyurken kafalarının içine girmiş ve Başlangıç'ın öncü bir başyapıt olduğu fikrini... Bir saniye! Galiba anladım! Bu film aslında hezeyan halini almış beğeniyle ilgili bir metafor. Bu film aslında kendisinin metaforu!" diye yazmış bir eleştirmen. Açıkcası kendisi kadar acımasız olmam mümkün değil. Her ne kadar filmleri birbiriyle karşılaştırmayı doğru bulmasam da, Nolan'ın (bana göre) kendi başyapıtı Kara Şövalye ile karşılaştırdığımda ortaya daha altlarda bir film çıkıyor. Sadece iyi denilebilecek bir film! Kendi adıma Kara Şövalye'de hissettiğim güçlü sinema duygusunu, özenli sinematografiyi bu filmde göremediğimi söylemeliyim.  En azından o düzeye çıkamadığını düşünüyorum. Son derece özgün senaryosu, Hans Zimmer'in neredeyse filmin bile önüne geçen güçlü müzikleri ve bir sokakta kafede gerçekleşen slowmotion patlama sahnesi dışında aklımda kalan birşey olmadı. Şimdi pek çoğunuzun kemkirdiğini "onca şey saydın, aklında daha ne kalacak?" dediğini duyar gibiyim. Evet, haklısınız ancak unutmayın ki bu kadarı bir filmi ancak iyi yapmaya yeter, başyapıt değil. Misal, filmin karlı tepelerde geçen üst baskınının son derece vasat ve sinematografiden yoksun olduğunu düşünüyorum. Film içerik olarak ele alındığında, pek tabi ki aynı Matrix'te olduğu gibi "yaşadığımız dünyanın bir yanılsama olduğu"  imasını görebiliriz. Ancak Sinema Dergisi'nin Eylül sayısında Kerem Sanatel'in film üzerine yazdıklarında daha farklı bir iddia var: Sanatel'e göre film hikayesine, deyim yerindeyse cart diye giriyor ve hikayenin bir yerinde kahramanına "rüyaların ne zaman başladığını asla anlayamayız" dedirtiyor. Filmin en önemli repliğinin bu olduğunu ve filmin hikayesinin ısrarla mantığı zorlamasının, saçmalamaktan gocunmamasının da rüya mantığıyla örtüştüğünü iddia eden Sanatel, filmde uyanıkken geçen tek bir sahne bile olmayabilir düşüncesinde. Çünkü esas entrikanın, Cobb'un vicdan azabını gidermek üzerine kurulmuş bir "fikir ekme" operasyonundan ibaret olabileceği ihtimali mevcut. Zaten filmin finalindeki dönen şeyin düşmemesinin nedeni de devam filmine göndermeden ziyade bu, yani herşeyin bir rüya olduğu iması! Sonuç olarak, Sanatel'in ifade ettiği gibi sinema "uyanıkken düş görme" sanatı ise Başlangıç sinema tarihine sıkı bir gönderme ve seyirciyi uykusundan uyandırma girişimi olarak yorumlanabilir. Özgünlüğü ve müziklerinin ihtişamı ile seyircisini tatmin edebilir ve Matrix'ten bu yana aklını zorlayan filmlere özlem duyanları memnun edebilir. Ancak ne yazık ki bütün bunlar bir filmi başyapıt yapmaya yetmez. (8/10).
-5 Oy
çok iyi bir film.böyle bir filmi izlemek gerçekten olağan üstü...
-4 Oy
Film son 10 yılın en iyi filmlerinden biri fakat son 10 yılın kesinlikle en iyi filmi değil.

Yeni nesil yönetmenler arasında en çok sevdiklerimden Christopher Nolan yine zeka ürünü bir filmle karşımızda.Zekice kurgulanmış sahneler,ustaca yazılan diyaloglarıyla Inception Christopher Nolan'ın en iyi filmlerinden biri.

Filme gelirsek...Filmi (çoğu insan gibi) büyük umutlarla izlemiş biri olarak film fena değildi ama daha da iyi olabilirdi.Ben daha karışık bir senaryo bekliyordum (izleyenlerin çoğu Christopher Nolan'ın en çok yoran filmiydi demesiyle.).Senaryosu bir Memonto ya da bir The Prestige'inki gibi değildi fakat yinede orta düzeydeydi diyebiliriz.
Oyunculara gelirsek.Bu yıl Leonardo Dicaprio beni çok şaşırttı.Bu sene oynadığı iki filmde de (2.Shutter Island) gayet iyi bir şekilde oynamış.
Filmdeki diğer oyunculardan kuşkusuz en iyi oynayanlar Tom Hardy ve Ellen Page'di.Juno'da ileride nasıl bir oyuncu olacağının sinyallerini güçlü bir şekilde veren Ellen Page,bu filmdede beni hayal kırıklığına uğratmadan en doğal şekilde oyunculuğunu sergilemiş.Ve gelelim bu senenin (bana göre) en büyük keşiflerinden Tom Hardy'e.Tom Hardy o doğal hareketleri ve mimikleriyle filmdeki en çok sevdiğim karakteri Eames yapmayı başardı.Yaptığı seçimler iyi olursa mutlaka iyi bir oyuncu olacaktır.Söylemedi demeyin.

Sonuç olarak film güzeldi fakat benim için son 10 yılın en iyi filmi hala Amelie

Not:Filmi (benim gibi) Michael Caine için izlemek isteyenlere duyurulur.Michael Caine filmde 1 2 sahne dışıda fazla gözükmüyor ki bu da benim için başlı başına bir hayal kırıklığıydı.
-5 Oy
ya siz ne kadar bos konusuyorsunuz fuzuli insanlar.Benim nickime biri girmiş ve aynı seyi copy paste yapmış.Önce insan bir sorar ne oldu niye yapıyorsu diye sonra konusur ki sizn konusmayada hakkınız yok.
bir iki kişide puan için yapıyorum demiş cahil adamlar ben bu sitede daha puan konusu yokkken de yorum yapıyordum takip ediyordum allahtan eskilerdenim o zanalar kimse bu akdar yorumda yapmıyordu puan konusu bir acıldı millet yani sizler hurra atladınız hemen yorum yapamaya başladınız sanki birinciye .... verecekler.Adam olun kendi yorumlarınızı yapın film hakkındaki eleştirilerinizi yapın uzatmayın o kadar.Diger arkadaşlardanda özur diliyorum  kusura bakmasınlar.Bu arada sistem duzeltildi ve birden fazla glen yorumların silindi hiç bosuna kendinizi yormayın...
-7 Oy
cahillik ya.
+ 4 Oy
Lottus yapma şunu artık ya çok kötü yorum kirliliği oluyor sayende. Bir yönetici üstteki arkadaşın kopyaladığı yorumları ve üstüne benim de bu mesajımı silerse seviniriz.
+ 1 Oy
Ödül alırmı almaz mı bilemem ama Bence alması lazım :)))
-3 Oy
Arkadaşlar cok güzel yorumlar yazmışşınız iyi kötü sonucta elestride olacaktır ama gerçektende Film cok güzel ve bu kadar yorum yapılmasıda bence bunu göstermektedir.
Hiç filme bakmadan sadece
Yönetmen :Christopher NOLAN
Senarist :Christoper NOLAN
Yapımcı  :Christopher NOLAN
sadece buna bakarak cok ama cok kaliteli bir film oldugunu anlıyabiliyoruz ki leonardoda bence bazı elestirmenlerin begenmemesine ragmen iyi bir oyuncu allen page de var yani kadroda iyi.Zaten filmi izleyince cok farklı oldugunu anlıyabiliyoruz bilindik film seneryolarına benczemiyor.Konu olarak ne kadar farklı oldugunu belli ediyor.Efektler görsellik bencede cok güzel...Tabi 4*4 lük degil eksik yerleri vardı bana göre ama yinede bir bütün olarak bakacak olursak film hakkını veriyor arkadaşlar gerçektende izlenmesi gereken filmlerden...
-4 Oy
hayatımda izlediğim en iyi filmler arasında Inception . Gerek senaryosu gerek sergilenen oyunculuklarla göz dolduran bir film . muhteşem daha ne denilebilir ki...
+ 5 Oy
bilim kurguların içine girip benim de mantık hatası aramak gibi bir niyetim yok fakat taktir edersin ki 'en fazla mantık hatası içeren film tür'ü de bu yapımlarda gizli!

şimdi:: bahsettiğim //veya bahsettiğin// teknolojiyi.. evet ordu kullanmış filmde değinilioyor, ancak bu teknlojinin nasıl çalışıpta bu insanların aynı anda birden fazla kişinin rüyasında yer aldıkları ile ilgili hiçbir bilgi verilmiyor ki bu teknoloji ile ''fikir ekme/fikir çalma'' işlemi yapılıyor.

tabi sen de bir yere kadar haklısın @inception, zira tıpkı cobb gibi bizde bu kadar soru sorup derine inersek eğer filmin pekte tadı tuzu kalmaz. ben naçizane aklıma takılan bir ayrıntıyı paylaşmak istedim o kadar.
-1 Oy
Filmin başlarında Arthur ile Cobb, Ariadne'ye teknolojiden bahseder. Bu teknoloji ortaya çıktığında (çoğu teknolojide olduğu gibi) askerler için kullanılmaya başlandı ve askerler uykuya dalıp birbirleriyle çatışırlardı rüyalar aleminde. Yani hükümet bu teknolojiyi askerlerini rahatlatmak(!) için kullanıyordu. Sonra teknoloji büyük şirketlerin eline  geçti. Ve Cobb'ı Saito'dan bilgi çalmak için tutar Cobol Mühendislik.

4-5 kişinin aynı rüyayı görmesinin başka açıklaması yok. İlaç ve kablolarla yani teknolojiyle uykuya dalıp filmin bol ekşınlı rüyasını görüyorlar. Ben, bunu mantık hatası olarak görmüyorum. Nolan buna kısa da olsa değinmiş, ama tam açıklamamış, açıklamak istememiş.

Bir de bilim-kurguda bence pek bir mantık aramamak gerek. Mantık hataları olacaktır.
+ 1 Oy
İNCEPTİON ile ilgili ilginç bir mantık hatası!

4-5 kişi nasıl oluyorda aynı rüyayı görüyorlar_?

kimse o kusursuz 'teknolojiden' falan bahsetmesin çünkü filmin kendisi bile bu teknoloji ile ilgili bir bilgi vermiyor.

-5 Oy
İzlediğim filmler arasında  Başlangıç filmi
hem görsel hem de senaryo olarak çok özgün,etkileyici ve başarılı bir filim özellikle konusunu aldığı kaynak oldukça ilgi çekici.
+ 6 Oy
Arkadaşlar imdb ve sitede puanlar yüksek ama filmi beğenmedim ben. Senaryo hakikatten çok orjinal fakat daha iyi bir şekilde filme yansıtılabilirdi diye düşünüyorum. Bi nevi 'Push' filmindeki sorunların bu filmde de yaşandığını düşünüyorum.
-7 Oy
bu filmi dün izledim, galiba en geç izleyen olarak rekor bende ,,, heh heh

ama deli film ha haberiniz olsun :___=)))
-4 Oy
bayıldım..etkıleyıcı..
+ 3 Oy
@inception

zaten  saito  cob a  inanmadığı için rüyaya giriyor  görmek istiyor  cob  zaten işin hallolacağını gerçek hayattada söylemişti    arafta rüyada  anlattığında  inanıyoda  gerçek hayatta  neden inanmıyor  görmek için girdi  göremedi olayları   doğruluğundan  emin değil  gene

sonuç olarak   zor bi konu  böyle  bi kaç tuhaflığın olmasıda  normaldir  gayette keyifle izlediğim bi  filmdi

-3 Oy
@ferhat

Bugün filmi tekrar izleyince senin söylediğin hataya da dikkat ettim. Saito'nun her şeyi hatırlamasını hata olarak yorumlamışsın.

Saito, rüyanın üçüncü katında (bombayı attığı an) ölüyor. Öldüğünde Mal'ın da kaldığı yere düşüyor.(Saito yaralandıktan sonra Cobb, Eames'e: "Kafasına sıkarsan uyanmaz." diyor.) Yani yeni bir katmana. Burada yaşlanıyor. (film başladığında Cobb, yaşlı Saito'yla konuşuyor) Sonra Cobb, onun kaldığı mekana geliyor ve ona her şeyi anlatıyor. Unuttuğu şeyleri hatırlatıyor ona. Kaldığı rüya katmanından gerçekliğe dönüyorlar. Gerçekliğe dönünce de işin hal olduğunu hatırlıyor. Tüm yaşadıklarını hatırlayıp hatırlamadığını bilmiyorum; ama bunu hatırlaması normal. En azından işin hallolduğunu hatırlıyor.

Saçmalık falan yok yani.
-3 Oy
ilk başta anlamadım ama sonra geri sarıp izledim tek kelimeyle harika bir film ...
+ 2 Oy
bu gezegende esaretin bedeli'nin yerini alacak film 'o listede anca bir gün dayanabilir'

krallar kolay, kolay tacını bırakmaz.
-3 Oy
Sonu keşke biraz daha ortada bırakılsaydı. Ama yine de tarihe geçen bir film oldu. Dediğim gibi olsa Imdb'de Esaretin Bedeli'nin yerini alabilirdi.
-1 Oy
peki arafta kalanlar 2006 yapımı Türk işi Araf filmini izlemek zorunda kalsalar sonsuza kadar :D 100. yorum :D
+ 2 Oy
bu ödüller galiba hemseri tanıdık vs. gibi seyler ile sahiplerini buluyor yoksa simdiye kadar bu film o kadar cok odul alması gerekiyorduki oscara icin yer kalmazdı
-3 Oy
müzikleri gerçekten güzeldi. filmi izlerken o sahnelere müzik sayesinde resmen giriyordunuz. ama benimde hala anlamadığım bu yılın en iyi filmi olmasına rağmen hala ödül alamadı. facebook hikayesinin adı her yerde geçiyor ama inception 10 kat daha iyi bir filmdi
+ 4 Oy
Hans Zimmer'da hakediyor be dostum, çok güzel bestelemiş müzikleri.
+ 3 Oy
WB, Oscarlar için epey bir uğraşıyor. Ama şimdilik hiçbir yerden ne yönetmen Nolan'a, ne filme, ne senarist Nolan'a, ne de DiCaprio'ya ödül geldi. Filme gelen ödüller hep Hans Zimmer'a geliyor. Bakalım Altın Küreler nasıl sonuçlanacak?
DiCaprio'nun Oscar adaylığı tehlikede, zira o da hiçbir yerden ödül almadı.
+ 2 Oy
Güzel bir film fakat karışıkk..Pür dikkat seyredilmeli..kesinlikle seyredilmeliii..:)
+ 1 Oy
cevabınız için teşekkürler (sitenin iyi yanlarından biri  tartışacak ortam da yaratıyor)  ben hala  mantıksız oldunu  düşünüyorum   şöyleki:

ilk olarak  kişi gördüğü  rüyayı   hatırlıyor    para  zengini  adamın  rüyaya girip bilinç  altı operasyona katılmasının nedenide buydu olup  olmadını  görmek (gerçi adam  arafa düştü  olayları tam olarak göremedi  ama uyandığında   telefona  sarılıp   olaydan haberdarmış gibi  cobb   a  izin aldı) bir çok örneği var  gene  kısaca  görülen rüya hatırlanıyor (varisin  de   rüyadan  sonra  hiç bişey yokmuş gibi  oturmasıda  gene  saçma  geldi bana )

rüya hatırlanıyorsa  cobb un karısıda   hatırlıyor olmalı +  gerçek hayatı  rüya ile karıştırıyor  (gerçek  çocuklarını yansıma  sanıyor  vesaire....)  bu demk  oluyorki gördüğü rüyada   gerçek  kadar  gerçekciydi  (eğer   rüyada  olağan üstü şeylerde var  diyorsanız  bunun ayrımı   gerçek dünyada   sorgularken   farkedip kendini   atmamalıydı)kısaca   gördüğü  rüya  gerçeği aratmıyor     yani   bir yaşlanıp bir   gençleşmelerinin  imkanı yok  gerçekte  farkına varırdı  ve intahar  etmezdi diye düşünüyorum  

bence   biraz  duygusallık katalım diye   koymuşlar o  sahneyi  halen  saçma oldunu  düşünüyorum
-5 Oy
sayın ferhat 1985, senaryo hatası yakalamışsınız, ama heyhat şunu kaçırmışınız: efenim bilinçaltında zaman yoktur. onun tarihi yoktur, bilinçaltı denilen bölge zamansız, sayısız, ölçüsüz bir diyardır. o nedenle bizim sayılarla işlettiğimiz zaman anlayışı geçerli değil o sahnelerde.
+ 1 Oy
senaryo hatası  

kadın  ve adam  tren altında  intahar ederek  gerçek dünyaya  gelmek istediğinde  GENÇ ti   halbuki   ilerleyen bölümde yaşlandıklarını söylediler  basit bi hata ama  keşkede olmasaydı ...
+ 1 Oy
evet çok, çok haklsısın inception.
ülkemizde yayınlanan dvd'lede neredeyse hiçbirşey yok buna rağmen oldukçada pahalı baskılar bunlar.
senin bahsettiğin dvd baskısı 27 TL ve dediğin gibi sağda solda çok rahatlıkla bulunabilecek bir içeriğe sahip. fakat tabi yine de biraz daha beklemekte fayda görüyorum zira ben avatar'ın bile hala dvd'sini almadım:=))

önümüzdeki birkaç ay belki de yıl içinde bu iki dev'in (inception // avatar) ağzına kadar dolu baskıları çıkacak diye umuyorum ve elbette fiyatıda öyle:=))

bu arada içeriğini pek bilmemekle beraber inception'ın blu ray baskısı da 50 TL şuan.
+ 4 Oy
Dvd=Hayal kırıklığı. Amerika'da en dandik filmin dvd'sinde bile kamera arkası oluyor. Ama bizde çıkan dvd'lere kamera arkası konmuyor nedense. Shutter Island'ın dvd'sini bu yüzden almamıştım. Zira içinde sadece fragmanlar vardı. Halbuki Scorsese'nin kamera arkasında neler yaptığını epey merak ediyordum. Ama kamera arkası konulmaya tenezzül edilmemiş.

Çift diskli versiyonda pek bir şey yok. 44 dakikalık bir "Rüya" bölümü var. JG Levitt, Chris Nolan ve profesörler eşliğinde rüyalar irdeleniyor. Buna ek olarak filmin hikayesinin öncesini (Saito'nun zihnine giriş) anlatan bir animasyon bölümü mevcut. Güzel yapılmış. Fragmanlar-tv spotları da mevcut. Ama kamera arkası yok. Yani bu dvd alınacağına Imdb'deki Inception sayfasındaki videolar izlensin çok daha iyi. Resmi sitede yayınlanan videolar bile konmamış yahu. Halbuki Abd'de çıkan versiyonu dolu doluydu.
Gene de buna da şükretmek lazım. Zira film istediği kadar büyük olsun genelde dvd'lerine fragman-spotlar dışında bir şey konmuyor.
Film: 5 üzerinden 4
Dvd: 5 üzerinden 2,5
+ 1 Oy
Dvd=Hayal kırıklığı. Amerika'da en dandik filmin dvd'sinde bile kamera arkası oluyor. Ama bizde çıkan dvd'lere kamera arkası konmuyor nedense. Shutter Island'ın dvd'sini bu yüzden almamıştım. Zira içinde sadece fragmanlar vardı. Halbuki Scorsese'nin kamera arkasında neler yaptığını epey merak ediyordum. Ama kamera arkası konulmaya tenezzül edilmemiş.

Çift diskli versiyonda pek bir şey yok. 44 dakikalık bir "Rüya" bölümü var. JG Levitt, Chris Nolan ve profesörler eşliğinde rüyalar irdeleniyor. Buna ek olarak filmin hikayesinin öncesini (Saito'nun zihnine giriş) anlatan bir animasyon bölümü mevcut. Güzel yapılmış. Fragmanlar-tv spotları da mevcut. Ama kamera arkası yok. Yani bu dvd alınacağına Imdb'deki Inception sayfasındaki videolar izlensin çok daha iyi. Resmi sitede yayınlanan videolar bile konmamış yahu. Halbuki Abd'de çıkan versiyonu dolu doluydu.
Gene de buna da şükretmek lazım. Zira film istediği kadar büyük olsun genelde dvd'lerine fragman-spotlar dışında bir şey konmuyor.
Film: 5 üzerinden 4
Dvd: 5 üzerinden 2,5
+ 1 Oy
arşivlik bir yapım arşivciler başına üşüşmüştür kesin :))
+ 4 Oy
dvd si çıktı dört gözle bekliyordum çıkmasını ama evde o keyfi bulamayacağımdan korkup izleyemiyorum. çünkü efektler süperdi. en yakın zamanda izlemeyi deneyeceğim. umarım sinemada aldığım o keyfi bir daha alırım
+ 1 Oy
Arkadaşlar, filmin DVD'sini ve Blu-Ray'ini tüm müzik marketlerde bulabilirsinz.İyi seyirler dilerim.
+ 2 Oy
7 aralıkta raflarda olacak, tüm dünyada.Umarım özel versiyonlu DVD'si çıkar.
+ 4 Oy
Dvd ve Blue-Ray'leri Amerika'da satışa sunulda ya da sunulmak üzere. Bizde dvd'si ne zaman çıkar belli değil. Genelde filmler vizyona girdikten 3 ay sonra çıkıyor dvd'ler. Umarım aralıkta piyasaya sürülür. Bir de Amerika'daki versiyonları çok sağlam hazırlanmış. Bizde çok satılmayacağı düşünüldüğünden tek dvd ve ekstrasız çıkabilir. Umarım çift diskli ve bol ekstralı çıkar. Shutter Island mesela ekstrasız çıkmıştı.
Bakalım böylesi önemli bir filmin dvd'si nasıl olacak?
+ 2 Oy
sinema tarihine adını kazıdı
tüm övgüleri hak eden bir film
+ 3 Oy
güzel bir filmdi.. ama devamı gelmesin.tek özel ve güzel bir film olarak kalmalı.
+ 5 Oy
Christopher Nolan: " Inception, The Dark Knight Rises'tan önce, sadece ön hazırlık filmi"



Biri bu adamı durdursun...:)
+ 6 Oy
Mükkemmel ötesi bir film, o kadar karmaşık ve şaşırtıcı ki hayran kalıyorsunuz.Filmin senaryosu o kadar çok derin ki siz bile izlerken içinde kayboluyorsunuz, tam 4 kez seyretmeme rağmen hala aklımda ufak tefek soru işarteleri var.Anlaşılması zor, çözülmesi daha zor.Filmin içinde geçen zihin,bilinçaltı ve rüya ile ilgili o kadar çok sistem ve madde var ki, hepsini toplasanız roman bütünlüğünde bir kitap halini alabilir.İleyiş bakımından yavaş, ama bu durgunluk bize filmi çözmemiz için çok büyük özellik veriyor, durağan ve emin bi şekilde ilerlemesi, karakterler arasında geçen diyloglar hepsine kafanızı vermeniz şart.En ufak bir diyaloğu kaçırırsanız, filmin belli bir bölümünü anlamaktan mahrum kalırsınız.Nolan öyle bir sistem kurmuşki kafamızın karışmama ihtimali %0,5 oranında, aynı zamanda gerçek bir sinema dehası olduğunuda keşfediyorsunuz.Kurgusal yönden çok şaşırtıcı, karmaşık ve sağlam.Oyunculuklara gelirsek, herkez Leonardo DiCaprio'nun bu filmdeki performansıyla Oscar alması gerektiğini söylemiş ancak ben o denli üstün bir oyunculuk göremedim, ortanın biraz üstü desek doğru olur.Müzikler şahane! filmdeki olay örgüsüyle tam uyuşmuş.Etkileyici sahneler bulmak mümkün.Özellikle de Arthur'un yer çekimi olmadan güvenlik görevlileriyle çatışması en etkileyici kozlardandır bence.Rahatlıkla söylüyorum izlediğim en iyi 10 film arasında, gördüğüm en derin ve en etkileyici senaryo var çünkü.Oyuncu seçimi bu kadar iyi olarbilir bir filmde, Leonardo DiCaprio'dan Michael Caine'e kadar tüm oyuncular karaktere uymuş.Filmin ilerleyişi seyirciye de bağlı, aklınız bir sorda kaldığı zaman filmin bir bölümünü anlamakta zorluk çekersiniz.Filmi mükkemmel yapan nokta nedir biliyormusunuz? Her yünden tartışılacak bir detaya sahip olması, sistemiyle ilgili binlerce teori ortaya atılabilinmesi.Christopher Nolan'ı tebrik ediyorum, sağlam bir iş çıkarmış.Lafı fazla uzatmaya gerek yok Inception, yılın hatta son 10 yılın en iyi filmidir.IMDb puanı yorumu yeterince açıklıyor zaten.En büyük koz nedir diye sorasanız finalini tamamen seyirci belirliyor. 10/10
+ 2 Oy
Warner Bros. gişede iyi hasılat elde etti diye Nolan'a kesin baskı uygular.Ne şeref-siz, hassiyetsiz paragöz şu warner bros belası yaa, umarım devamı gelmez ve kalitesini korur.
+ 2 Oy
Umarım öyle bir hataya düşmez. Wachowskiler bildiğim kadarıyla Matrix'i üçleme olarak düşünmüşlerdi. Nolan'ın Inception'ı üçleme olarak düşündüğünü sanmıyorum. Yoksa yılın en hasılatlı ilk 5 filmi arasına girdikten sonra Inception, Nolan üçleyeceğini açıklardı. Warnerlar aklını çelmeye çalışacaklar ama çekmemesi kendi hayrına. Özgün şeyler bekliyoruz ondan. Bir de bütçeyi düşürsün.
+ 2 Oy
Nolan abim hiç tınlamaz bile.
-bence-Batman serisini basamak olarak gördüğü için girişti ve sadece başladığı işi bitirmek için devam ediyor.
Kariyerine öncelik veriyor adam,geçici bir karizmaya değil.
Inception her ne kadar Nolan ın en başarılı işi olarak görülse de(ki bence ondan güzel 3 filmi var) "gereksiz yere" devam ettirmek yerine yeni projelerde dehasını göstermesi kendisinin ve tüm sinemaseverlerin yararına.

Abimiz bu hatayı yapmaz.
(Baştan beri bunun seri olmasını düşürünoyduysa o farklı tabe)
-5 Oy
Buyur buradan yak. WB, Inception'ın devam etmesini istiyormuş. İlla üçleyecekler. Umarım Nolan yeni bir üçlemeye girişmez Batman'den sonra.
+ 5 Oy
boyle filmlere girmeden once kullanım kılavuzu ya da sinemada kumanda vermeliler geriye alıp daha iyi anlamak icin :)

film gercekten super izleyn hak vereceksiniz ilkinde olmazsa ikincisinde mutlaka hak verirsinz :D
+ 5 Oy
bu filmi kötüleyenlere ve hala izlememiş olan sinamaseverlere gıcık oluyorum.
+ 3 Oy
Gerçekten süper bir film.
+ 2 Oy
Süper bir film.Matrix'in yeni dönemi geldi diyebilirim Matrixden bile daha iyi olmuş diyebilirim.
+ 2 Oy
harika bi film yeni bi matriks akımı başladı inşallah suyunu çıkarmazlar
0 Oy
İZLEMEYE DEĞER, ÇOK GÜZEL BİR FİLMDİ.
+ 2 Oy
Çok beğendim filmi, Nolan harikalar yaratmış konu da görüntülerde süper ama kesinlikle bir kere daha seyretmeliyim. Ayrıca Leonardo bence artık "olmuş". Onu izlerken çok keyif alıyorum.
+ 2 Oy
2 filmlik konuyu süper kurgu akıcılığıyla işlemiş ve iyi de etmiş.
Tessekkürler Nolan...
+ 2 Oy
Abartmıyorum, izlediğim en iyi filmlerden birisiydi.O konu,kurgu gerçekten çok zekice hazırlanıp seyirciye sunulmuş.Görsel efetkleri olması gerektiği gibi çok güzel.Hiçbir eksik yok, ve filmin sonu en iyi özelliklerinden birisi.Yönetmen, pardon artık usta yönetmen Christopher Nolan, filmin finalini tamamen seyirciye bırakmış.En sonunda rüyamı yoksa gerçek diye düşünceye kaptılıyorsanız, o filmin belli bir özelliğidir, ancak bana göre gerçekti.Düşünün, filmde olay yeri tamamen zihniniz, size ayit,sizin mekan ve cennetiniz, tanrı kendi dünyanızdayken (zihninizdeyken) size hiçbir şekilde ulaşamaz, çünkü tanrı siz olursunuz, herşeyi yaratan,gören ve izleyen, dakikaları, zamanı birbirine dengeleyen, ölçen, biçen tamamen sizsiniz ve bu durmda amacınıza ulaşmanın kolay olacağını sanıyorsanız, çok yanıldınız, herşeye rağmen, yine çaresiz kalma insanlığın doğasında var.Gerçekte 5 saniye, zihinde 60 dakika oluyordu sanırım.O kadar güzel tasarlanmış ki, ben bile hayret ettim, tebrik ediyorum Nolan'ı mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.Konu olarak Matrix'den daha üst düzeyde bir film. 10/10
+ 4 Oy
işin içinde hans zimmer olduğu zaman dahada bi başka oluyor filmler
+ 2 Oy
Tek kelimeyle mükemmel. Matrix kadar olmasa da yine de sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri. matrix'in yeri ayrı.
+ 3 Oy
inception dostum aynen sana katılıyorum..ben karşılaştırma yapılmasını sevmem hatta çoğu yorumumda eleşitiririm.bu filmde de matrix in adını duyunca şok oldum..he karşılaştırma olur, filmin kendi serileri arasında yüzde yüz karşılaştırmalar yapılabilir..matrix 1 iyiydi 2 kötüydü gb misal..

her filmin kendine özgü hikayesi kurgusu vardır.bu filmde benim anlatmak istediğim başkaydı usta.ilk yarısında çıkanlar oldu bir değil iki değil onlarca oldu.ben filmleri boş gözle asla izlemem.evime konuk olsanız dvd arşivim abartmıyorum 5bin filmden oluşuyordur..inception a beklentim çoktu.ama hayel kırıklığı yaşadım.hani örnek film vereyim size 2012..çok beklenti oldu ama çoğu kişi umduğunu yarısını bulamadı.inanın bana benim sitemizdeki film yorumlarında ve verilen puanlarda hemen hemen aynı fikri paylaştığımı gördüm ama bu filmde neden böyle oldu.neyse fazlada yüklenmeyim hata da bende filmin tamamını bi getireyim net fikrim oluşur ve değişebilir..
+ 4 Oy
Bence "beğenmeliyim" düşüncesiyle gitme filme. Akışına bırak. Sitedeki çoğu kişi beğendi diye sen de beğenmelisin, diye birşey yok. Bir diğer önerim izlerken başka filmlerle karşılaştırma. Böylesi daha iyi olur zevk alma açısından. Yoksa karşılaştırma işine girersek oradan çıkılmaz. Zira Nolan'ın etkilendiği bir sürü film var. Soygunculuk olarak Ocean's, bilim-kurgu olarak 13th Floor, Matrix, Dark City, 2001 vs diye gider bu liste. O yüzden bomboş bir kafayla izlemek gerek.

Avatar'a gelirsem. Bu filmi Matrix'le karşılaştırabiliriz, zira o efsaneden sonra yazılmış ve kurgulanmış bir film. Tabiki onun kadar büyük bir film değil ama onunla yarışabilecek bir film. Bence böyle bir olgunluğu mevcut filmin.
Avatar'la pek kıyaslanamaz. İkisinin dünyaları ve dert edindikleri meseleler farklı.
+ 3 Oy
arkadaşlar çok dürüst ve samimi şekilde anlatacağım..sitemizde filme olan övgüler ve aldığı puana göre bende filmi çok merak ettim.ben iyi bir film izleyiciyim.haftada 10-20 film izlerim. yanımda iyi bir film izleyicisi olmayan bi arkadaşımı aldım.filmide çok çok övdüm.bigün önce ajan salt a gitmiş ve çok beğenmiş :D böyle bi adam işte..neyse bakırköy capacity sinemasına pazartesi 4bucuk matinesine biletimizi aldık.benim filmlere girerken dikkat ettiğim unsurlardan biri salon doluluğudur.gayet başarılıydı haftabaşı olmasına rağmen salon yüzde 60-70 doluydu..film başladı yaklaşık 45 dakka geçti bir grup 4 kişi kalktı gitti.benim yanımdaki arkadaşımda söylenmeye başladı.bir saat 15 dakka geçti yarı olmadan yaklaşık 10 kişi olmadan çıktı salondan.kankam fena sıkıldı ben asla böyle filmin sonunu getirmeden çıkmam ama arkadaşımı tutamadım ve bizde çıktık.inanın sanıyorumki 2 yarıda filme girmeyende bir hayli fazla olmuştur.fimin ilk yarısı izlenerek yorum yapılmaz aslında ama olanı size yazmazsam dürüst davranmamış olurdum.bana çok basit ve sıkıcı geldi ki arkadaşıma otur para verdik izleyelim sonuna kadar baskısı bile yapamadım.umarım tüm film tkrr izledikten sonra sizin gb beğenirim.ama ilk izlenirime göre asla asla bi matrix olamaz.veya tarzı olmasa da bi avatarla kıyaslanamaz arkadaşlar kusura bakmayın.puanlamamı ddğm gb filmin tamamını izleyince vereceğim umarım son yarısı beni çok şaşırtır..
+ 4 Oy
başta şunu söylemeliyim ki zeynep özen'in düşünceleri, filmden çok tatmin etti beni.. film bu değerli görüşleri karşılıyor mu emin olamıyorum.. iyi bir fikrin kötü işlenmiş hali gibi, ya da hollywood'vari..filmin ilk 1 buçuk saati, ötesiyle berisiyle bu fikri anlatmaya ayrılmış.. çok karmaşık bulunup anlaşılmamasından mı korkulmuş nedir,olaya giren her karaktere önce mevzu bi anlatılıyor, en baştan.. kızım sana söylüyorum seyirci sen anla hesabı..   yaratılan fantastik dünyanın kuralları için bi el kitapçığı işlevi görüyor ilk yarı, halbuki bunları o dünyanın dinamiklerinin yarattığı hikayelerde görsek daha hoşnut girmez miydik ikinci yarıya, şahsen ben girerdim .. sanırım filmin asıl sorunu hikayelerin organik biçimde iç içe geçmemesi, tutuk sanki, bir yanda yürüyen aksiyon hikayesi filmin rüya hızsızlığı üstüne kurulan anafikrini taşıyacak güçte değil, kolaya kaçılmış, basit bi durum uydurulmuş.. matrix (ilkini kastediyorum) bu anlamda çok daha başarılı bir akışa sahipti.. diğer tarafta cobb'la mal arasındaki aşk hikayesi the fountain'nin (d. aronofsky) eksik aksak bi versiyonu gibi.. aslında gerçekten karmaşık bi şeyler izlemek isteyenlere fountain'i şidetle tavsiye ederim

+ 3 Oy
Leonardo'nun oyunculuğuna bayıldım. biraz karışık bir film ancak mutlaka izlenmesi gerek.
+ 4 Oy
gerçekten süper bir filmdi. hatta bu sene izlediğim en güzel filmdi. nolan yine yapmış yapacağını. bizi etkiliyor şaşırtıyor hatta dumura uğratıyor. senaryo orjinal ve bu seneki yeniden çevrimlerden sonra çok iyi geldi. efektlere diyecek birşey yok. matriğx tarzı gibi görünsede kendince çok iyi kullanılmış.

film bazen insana yok artık dedirtsede öyle bir şekilde sonuca bağlıyor ki olabilir gherçekten diyorsunuz.

leo bu sefer çok güzel bir oyunculuk sergilemiş. karısıyla olan ilişkisi ve gelgitleri insanı bazen bunaltıyor ama film ilerledikçe filmin merkezinde onun olduğunu ve kesinlikle olması gerektiğini anlıyorsunuz.

SseverusS durumu öyle karıştırmısın ki :) aslında haksızda sayılmazsın ama filmin sonunda hala rüyada olduğu anlaşılıyor. sadece en son totem düşüyor gibi oluyor ama düşüp düşmediğini anlayamıyoruz. ama bana düşmedi gibi geldi. çünkü çocuklar değişmemiş elbiseler aynı.

her ne şekilde olursa olsun film gerçekten çok güzeldi. senenin filmi oldu benim için. hala izlemeyen varsa kesinlikle izlesin.
-6 Oy
***** spoiler içeriyor gibi *****

ya sonu klasik nolan tarzı "höh"dedirtiyor.kafa karıştırıyor
gerçi iş o noktaya gelmese daha iyidi:P şimdi herkes Dom un gerçeklikte olmadığını düşünüyor ki ama birçok eksik çıkıyor ortaya o zaman öncelikle
bilindiği kadarıyla biçimlendirilmemiş uzay gerçi dom ve mal baya şekil vermişler ama neyse bu kısım en son kademe sonrası yok yani domun totemini son kez çevirdiği yer çouklarıyla beraber olan kısmı gerçek olmalı diyoruz ama biryandan da bakıyoruz ki çocuklar hiç büyüme belirtisi göstermemiş ve kıyafetler aynı buda rüya olabilir dedirtiyor şimdi rüya olabilirse söyledikleri ne göre sonsuzluk boytundan geçmemişlerdir taa öncesinde uçağa binmeden uyutulmuşlardır derim bunu da dersem ortaa şu cıkıyor fisher eğitim almıştı ve resmen ilk rüyada ortalığı dağıtmıştı bilinç altı tren bile getirmişti ee Dom istem dışı bir şekilde uyutulsa bilinçaltı da fisherda olduğu gibi davetsiz misafirleri öldürmeye çalışmalı çünkü dom da eminim bilinçaltını eğitmiştir saitoya öğreticeği vaatindede bulunuyordu şimdi içinden çıkabilirseniz dediklerimin banada anlatın lütfen :)
-7 Oy
Ben bir başkasıyım!
0 Oy
bugün ikinci kez izledim, herşey daha bir yerli yerine oturdu. Ama Nolan Prestij'deki gibi yine muallakta bıraktı bizi. gerçek ile düş arasındaki ayrım konusunda izleyiciyi bu kez daha da zorluyor. bir üçüncü kez izlemek farz oldu. her izleyişte daha da ayrıntı keşfediceğiniz bir film.
+ 4 Oy
kesinlikle 1 kere izleyip anlanılacak film değil
+ 6 Oy
Gerçekten iyi bir filmdi. Zekice, eğlenceli ve tam sinemada izlenmesi gereken bir film.

***spoiler***
Ayrıca 'bütün bir film rüyaymış' klişesinin en yakıştığı film olmuş.
***spoiler***
+ 5 Oy
debusssysss... WTF is music man?
-3 Oy
öncelikle filmin konusu çok yaratıcı.yalnız bi sorum 0lucak yahu filmde uyuyanları dürtme için kullanılan müziğin adı nedir?
+ 3 Oy
Senaryo güzel, oyunculuk iyi, efektler 10 numara. Ama filmi de göklere çıkarmanın alemi yok. IMDB listesinde ilk 20'ye girmeli. Ama ilk 10'a hayır.
-5 Oy
Her yorumumda beğenmeyene saygım sonsuz derim ama bu filmi beğenmeyen kişi büyük ihtimalle anlayamadığı için beğenmemiştir.. Anlayıp da beğenmediyse saygım falan yok..
+ 13 Oy
bence gordon-levitt ve hardy daha iyidi
+ 4 Oy
Çok güzel filmdi. Dicaprioda çok iyiydi.
+ 2 Oy
@joker69

film.com.tr puanı 9.9, imdb puanı 9.3, Bence beğenmediğin için bizler sana şaştık :)
+ 5 Oy
ben beğenmedim hiç bana göre değildi....beğenenede şaşarım doğrusu..
-16 Oy
Inception (Başlangıç), Memento’yla birlikte değerlendirildiğinde Christopher Nolan’ın çok ince bir kaygısı olduğunu gösteren bir film benim nazarımda. O ince kaygı da şu:  İnsan hafızasının açıkları (özellikle de zaman mevzusu üzerinden) ve bu açıkların başkaları tarafından kullanılması. (Memento’da bu kötüye kullanıma karşı umutsuz bir düşünce yapısı vardı, Inception’daysa ucu açık bırakılmış sona rağmen iyimser bir bakış söz konusu).

Açıkça söyleyeyim, bu filmde başka bi numara yok. Yani tamam güzel film, tam bir “seyirlik” falan ama üzerinde düşünmeye değer başka hiçbir şey yok. Lakin şu söylediğim mevzuyu biraz daha açmak isterim.

Şimdi Memento’da da bu filmde de karşılaştığımız hafızanın başkalarının kullanımına açık olması hususu çok enteresan. Çünkü iki filmde de bu kötüye kullanım -entel tabir kullanıyorum dikkat- “uzamsal olarak yakında (İngilizcede “proximity” dedikleri olay)” kişilerden kaynaklanıyor. Samimi olduğumuz ama uzakta olan kişiler değil, veya gündelik hayatımızın içindeki eşimiz dostumuz değil, fiziki olarak yakınımızda olan, ama orada tam da bizi kullanma amacıyla bulunan insanlar tarafından. Şimdi gündelik ilişkilerinizi, -eş dost harici- kimlerle kurduğunuzu (daha doğrusu kurmak zorunda kaldığınızı) bir düşünün, bi işaret koyalım, dönücez buraya.


İkinci olarak, hafızamızı kötüye kullanmalarına izin veren temel etmen, “zaman” olarak karşımıza çıkıyor. zaman, ama biraz komplike bir algısı olan bir zaman bu. Bizim “hissettiğimiz” (memento’da hastalık hali, burada rüya hali), ama “diğerlerinin” metriklerle ifade edebildiği, ölçebildiği ve dolayısıyla nesnel olarak algılayabildiği zaman (özellikle bu filmde sürekli saat kadranı gösterilmesinin yersiz olmadığını düşünüyorum).

Şimdi işaret koyduğumuz yeri irdeleyince, esasen filmin Truman Show veya Matrix gibi “bireye/topluma karşı kurulan büyük ölçekli bir komplo” olmadığını görebiliyoruz. yani aslında Nolan’ın derdi sistemi, düzeni vs hedef alan siyasi bir içerikten ziyade etrafımızda dolanan, birlikte olmayı bizim seçmediğimiz, Sartre’ın “cehennem başkalarıdır” derken kastettiği başkaları.

Bu yüzden Memento’da da, Inception’da da resmedilen bu “başkalarının” profesyonelliğini düşününce, Nolan’ın bu vurgusunun etrafımızdaki insanlara yöneltmemiz gereken bir kuşku, misantropi vs. gibi bizi onlardan koruyacak (Inception’daki haliyle “bilinçaltını silahlandırmak”) savunma yöntemlerine ihtiyacımız olduğu, ve yine inception’daki totemler gibi, bize biz olduğumuzu hatırlatacak, o “başkalarının” arasında yitip gitmemizi engelleyecek bir orijinaliteye sahip olmamız gerektiği.
+ 5 Oy
zizek'in anamorfotik yöntemine bir katkı da, bir arzu nesnesi olarak filmde "kadın yoktur" önermesini ispatlamaya çalışan "mal'ın ölümünün", ve bu ölüm/öldürülme sürecinin gerçeklik/rüya katmanlarının tamamında tekrar tekrar gerçekleşmesi olarak bakılabilir.
rüya'nın, doğrudan "yapı" ile mimariyle ilişkilendirilmesi, filmin açılışında gördüğümüz, dicaprio'nun safi bilinçaltı limbo'ya sudan atılıyor olması zaten akla doğrudan rahimden atılmayı, ölümle ilintili bir object petit a'yı getiriyor.

tüm bunlar bir yana, Zeynep Özen nasıl bir film eleştirmenidir, neden diğer eleştirmenler bu kadar derinlikli analiz yapamazlar gibi sorular da aklımı kurcalıyor sürekli. Şu ana dek Zeynep Özen ismi rastgele film eleştirileri okurken görüyordum ama son birkaç seferdir anlıyorum ki her filmden sonra ilk okunması gereken kişi Zeynep Özen. Çünkü filmin makyajına değil, metnine bakabiliyor. Tebrikler.
+ 5 Oy
zaten merak ettiğim bir filmdi ama yorumları okuyunca merakım bin kat daha arttı
+ 2 Oy
Nolan'dan törenden elinde ödülle döndüğünde tekrar konuşalım..
-5 Oy
Oscar için konuşmak henüz erken. Daha şubata çok var ve bir sürü iddialı film kasım-aralık-ocak aylarında vizyona girecek. Gerçi tahminen sadece ses,müzik, görüntü yönetmenliği gibi dallarda adaylık alacağını düşünüyorum. Belki Joseph Gordon'la ve Cotillard'la (ki zor) oyuncu dallarında aday olabilir. Lakin yönetmen, senaryo, film zor gözüküyor.
-2 Oy
En iyi film, en iyi yönetmen  ve en iyi orijinal senaryo dallarında Oscar ödüllerini kazanan film..
+ 7 Oy
BAŞLANGIÇ
[Inception] [2010]

Filme Doğru:
• Başlı başına her şeyiyle çekici olmayı başaran bir yapım.. İsmi kulağa hoş geliyor, afişleri çok yaratıcı, afiş cümlesi kışkırtıcı, konusu sıradışı; oyuncuları, yönetmeni, müzisyenleri vs. önemli isimlerden oluşuyor her biri.. Her şeyiyle büyük bir patlama yapacağını haykırıyordu âdeta.. Emin olun dünya üzerinde bu filmden haberi olan herkes böyle büyük bir patlama beklemiyordu bunca ilgi çekici unsura rağmen.. Ardından ise IMDb mi dersiniz, eleştirmenler mi dersiniz, gişe başarısı mı dersiniz; olabilecek her şey film için artı yönde ilerlemişti.. Bizde de biraz bir gecikmeyle girince olanlardan etkilenip beklentisi / merakı en çok artan ülkelerden biri olduk.. Şahsen ben çok fazla sinemaya gitmem filmleri yalnız izlemeyi sevdiğim için.. Daha fazla bekleyemeyeceğimi anlayınca hemen rezervasyonumu yaptım.. Dün gece uyumak üzereyken sanki ertesi sabah öss'ye girecekmişim gibi hissettim, o derece heyecanlıydım.. O kadar beklenti içine girdim ki filmi izlediğim salonu rüyamda bile gördüm.. Üstelik o salona daha önce hiç gitmemiştim ve rüyamda filmi izlerken bir sorun çıkıyordu, ki gerçekten de sorun çıktı.. Bu harika girişten sonra filmle daha da ilişkili oldum.. Artık ben bile neyin gerçek neyin rüya olduğunu anlayamama seviyesine gelecektim nerdeyse.. Perdeye ilk ışık düştüğünde üzerimdeki rüya şokunu atamamıştım hâlâ.. Reklamlar neyse ki çok uzun sürdüğünden film başladığında gayet iyiydim..

Film Hakkında:
• Nolan akıllı adam.. Bu filmi çok çok önceden tasarlamıştı aslında.. Şu âna dek yaptığı tüm filmler aslında hazırlık maçlarıydı, o filmlerle kendini geliştirdi.. Filmi daha detaylı inceleyince anlayacaksanız (tabi diğer filmlerini de izlediyseniz).. 2. filmi Following'de tıpki Inception'da da olduğu gibi baş karakterimiz insanların hayatlarına girip ayrıntıları alıyor.. Aynı filmdeki önemli karakterlerden biriyle Inception'daki en önemli karakterin adları Cobb.. Sonrasındaki filmi ise Insomnia.. Film isminin Türkçe'ye birrebir çevrimi 'Uykusuzluk'.. Inception'daki gibi konunun temelinde uyku yer alıyor.. Akıl Defteri'yle ise zihinsel kurguyla benzeşiyor Inception.. Her iki filmde de neyin ne olduğunu anlama ve güven problemleri işleniyor.. Batman serisiyle benzer yanı pek yok, olması da gerekmiyor.. Çünkü dediğim gibi bu filmi yapmak için önceki filmleriyle antrenman yapmış.. Doğru düzgün gerilim ve aksiyonu sadece Batman serisinde var ve burdaki teknikler Inception'da da birebir kullanılmış.. The Dark Knight'taki Gotham şehrine benzer bir şehri Inception'da gördüğünüzde şaşırmayın.. En önemli benzerlikleri ise afişleri.. İsterseniz linklerini atayım, çok şaşıracaksınız.. Ve Prestij; en çok da bu filmle benzer yanı var.. Her iki filmde de olaylar zihinde bitiyor.. Görünenin aslında göründüğü gibi olmadığını ve neyin gerçek neyin sahte olduğunu bulmak için uğraştırıyordu.. Yine iki filmde de karakterlerin hayatı birbirlerinin elindeydi ve herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlıydı ve daha fazlası.. İşte bunların hepsini topladığımızda Inception'ın yüzde ellisi oluşuyor..Son olarak genel anlamda bakarsak Nolan filmlerinin isimleri tek kelimeden oluşuyor (Batman serisi hariç), vardır bi bildiği; The Prisoner adlı yeni filmi bile öyle.. Kim bilir belki bu da bir hazırlık maçıdır..
• Inception'ı Inception yapan en temel özellik rüya içinde rüyada gezinirken daha önce görülmemiş efektleri fiziğe aykırı şekillerde sunması.. Doğal olarak daha önce görülmeyen her şey herkeste şaşkınlık yaratır.. Şaşkınlıkla birlikte sıkıcılık adına bir şey kalmıyor.. Buna gerilim ve aksiyon da eklenince akıcılığı hat safhada oluyor.. İncelikle işlenmiş diyaloglarla ve bilgilendirmelerle devam eden film, sadece efektlerle şaşırtmıyor.. Herkesin gördüğü rüyalar hakkında gerçek bilgiler vererek yaşadığımız dünyanın da ne kadar gizemli ve şaşırtıcı olduğunu gösteriyor..
• Rüya temelli bir hikayede gizem, fiziğe aykırılık, merak, bilinmemezlik gibi soyut kavramlar beliriyor aklımızda.. Göndermelere de sahip, herkes farklı sonuçlar çıkarabilir kendine göre.. Rüyada öldüklerinde uyanıyorlar, burdan 'acaba biz de ölünce aslında bir rüyada olduğumuzu öğrenecek miyiz?!' gibi felsefi sorular da oluşabilir zihnimizde.. Bunların dışında yaratıcı fikirlerle dolu.. En ufak ayrıntının bile değeri var filmde.. Totem olayı, zaman farkları, gerçek hayattaki durumunun rüyana yansıması gibi kavramlar oldukça orijinal fikirler.. Bu filmle hayal gücünün sınırlarının olmadığını bir kez daha gördük.. Sinemada yeni bir çığır açtığı söyleniyor.. Evet, adı üstünde; 'Başlangıç'.. Sinemada yeni bir soluğun 'başlangıc'ı..

Olumlu Yönleri & Artıları:
• Filmin en güzel yanı seyirciyi içine çekebilen senaryosu.. Her konuyu bebeklere anlatır gibi açıklamıyor, izleyicilerin aklını kullanmasını istiyor.. Film kesinlikle kafa karıştırıcı değil, kafa çalıştırıcı.. Satranç gibi düşünün filmi.. Aradaki bağlantıları siz kuruyorsunuz.. Diğer sıradan filmleri de satrança benzetirsek o esnada aslında oyundaki 3. kişi oluyoruz, sadece izlemekle yetiniyoruz.. Bu filmde ise oynayan kişi biz oluyoruz; rakibimiz ise senaryo.. Bu denli bir bağlayıcılığı başardığı için filmin süresinin uzunluğuna rağmen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz..
• Müzikler Hans Zimmer'a emanet.. Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi film müziklerini yapan isimdir bana göre.. C. Nolan'ın vazgeçemediği isimdir aynı zamanda.. Öyle müzikler yapmış ki filmin en önemli artılarındandı.. Heyecanı, gerilimi çok iyi hissettiriyor.. Fragmandaki müziği duyduğumda bile tüylerim diken diken olmuştu.. Bu adama bir kez daha hayran oldum..
• C. Nolan'ın filmografisine bakarsanız gitgide yükselen bir grafiği var.. Kara Şövalye'yi geçemeyeceği düşünülürken herkesi şaşırtmayı başardı.. Öyle filmler yapıyor ki her biri IMDb'de yüksek puana sahip (Örn; Kara Şövalye: 8.9, Akıl Defteri: 8.7, Prestij: 8.4, Batman Başlıyor: 8.3).. Bu kez en iyi işini yapmış ve akademi de onu taçlandıracaktır..
• Oyuncuların her biri çok başarılıydı.. Özellikle Joseph Gordon-Levitt harikalar yaratmış.. DiCaprio zaten karizmaydı, Cotillard yine büyüleyiciydi.. Diğer oyuncuların da hepsini benimsedim..

Olumsuz Yönleri & Eksileri:
• Yukarda yüzde ellisinin nasıl tamamlandığını -bana göre- belirttim.. Peki diğer kısmı nasıl tamamlandı?! Katmanlar arası sanal dünyaya geçişi 13. Kat'tan biliyoruz.. Rüya-gerçek dünya kavramına Matrix'ten aşinayız.. Ayrı bir dünya yaratımını Karanlık Şehir'den biliyoruz.. Zihin içindeki şaşırtıcı sapmaların efektlerle sunumunu ve bu dünyada sevgiliyi arama olayını ise Sil Baştan'dan biliyoruz.. Benim aklıma bunlar geldi, izlemediğim filmlerden de fikir alıntıları vardı belki de, bilemem.. Bu yönüyle yüzde yetmişlik kısmı tamamlanıyor ve bu büyük bölümün orijinal olmadığını düşünüyorum.. Adı geçen her filmin en güzel kısımları alınmış ya da bunlardan esinlenmiş.. Ama inanın filme hiç de kötü bir etkisi olmuyor.. Diğer yüzde otuzluk kısmın orijinalliği bile yeter bu film için..

En Beğendiğim Replik:
• - Asla anılarını yeniden canlandırma. Her zaman yeni yerler hayal et..

Not:
• Salondan çıktığımda ise körfeze doğru baktım ve 'ya rüyadaysak' deyip durdum içimden.. Filmden sonraki ilk uykum benim için daha anlamlı olacak hissi var içimde.. Sinemada izleyin, pişman olmazsınız.. Beğenmeyenlere lafım yok, saygım sonsuz.. İyi seyirler..

Puanlama:
Yönetmen: [8.5]     Senaryo: [8.9]     Bilim-Kurgu: [8.4]
Oyuncular: [8.0]     Kurgu: [9.6]         Psikolojik: [8.9]

[ -- Film: [[ (8.7) ]] -- -- -- IMDb: [[ (9.2) ]] -- ]
+ 10 Oy
gerçekten güzel olmuş..çok ilginç bir senaryo..nolan ı bir de bu yönüyle tebrik etmek lazım
+ 4 Oy
inception...
AVATAR'ı unutturan film.

böyle bakıldığında ilginç bir durum oluştu şimdi:=)))
ama yalan da sayılmaz doğrusu.
umarım filmin dvd'si şöyle dolu dolu sürülür piyasayada daha bir doygunluk yaşarız çünkü başka türlü olacak gibi değil.
kendi adıma o kadar beğendim ki filmi salondan çıktıktan sonra sanki izlememişim gibi bir durum oluştu bende!'
ama bana öyle geliyorki inception'da avatar gibi eksrta içerikli dvd yada blu ray baskılarını senelere yayacak ne dersiniz?
ki böyle yaparsa haksızda değil yani.
bu yüzden bana kalırsa piyasaya çıkacak ilk baskılarına hemen saldırmak pek doğru olmaz.
+ 1 Oy
İlk sahneden itibaren dopdolu bir film ayrıntıları kaçırmamak için pür dikkat izledim diyebilirim. Filmdeki heyecan baştan sona devam ettiği için hiç sıkılmıyorsunuz. Her sahnede Christopher Nolan'ın zekasına tekrar hayran kaldım. Tabi oyunculuklar da harika joseph gordon-levitt (arthur)in bu kadar başarılı olacağını bende düşünmemiştim. En kısa zamanda tekrar izleyeceğim mekan ve olaylar fazla oldugu için bazı şeyleri atladığımı düşünüyorum. İzlediğim filmden son sahneye kadar zevk aldım. Vakit kaybetmeden izleyin...
+ 7 Oy
tek kelime: harkulade! insan filmi izlerken bir tuhaf oluyor. tam heyecan başlıyor brden daha beter bir heyecan başlıyor. christopher nolan'ın sürekli olan yükselişi bu filmde devam ediyor ve film en iyi nolan filmi oluyor. ses efektleriyse insanı derinden sarsıyor. oyunculuk performanslarının hepsi zirvede, nolan seçiminde joseph gordon-levitt olmaz gibime gelmişti ama onun oyunculuğu ise zirvesindeydi. konu olsun, ilerleyiş olsun, efektler olsun çok değişikti. sinemadan çıktığımda ne yapacağımı bilemedim. kafamı fena halde zorlamıştı. müzikler filme o denle uygundu ki the dark knight'tan sonra ilk kez bu kadar bir filmde gerilmiştim. sahneler çok ince düşünülmüş. karakterlerin birleşmeleri olsun, olay döngüsü olsun tam bir zirve! 21. yy'ın en iyi filmi bilim-kurgu filmi: 9.6/10
+ 7 Oy
Sinemadan yeni geldim beklentilerimizi tam anlamıyla karşlılıyor. 10/10 luk bir yapım olmuş. Herkes bir an önce izlemeli.
+ 9 Oy
Katılıyorum. Sinemada izlenmeli...
+ 9 Oy
Memento'yu izlemiştim. ilginç gelmişti. sonra Batman Begins'i ve Prestij'i izledim. nolan hastası oldum. Nolan Prestij ve Dark Knigt ile birlikte en beğendiğim 5 yönetmenden biri oldu.

İşlerim dolasıyla bu haftasonu izleyemem belki ama gelecek haftaiçi mutlaka izleyeceğim. Prestij ve Dark Knight'ı sinemada izlemiştim. sinemada bir başka oluyor nolan filmleri. evde korsan izlemek isteyenlere duyrulur. google'a inception izle ya da inception indir yerine inception seans yazın. veya yukarıdan seanslara tıklayın. bu filmi mutlaka sinemada izleyin. daha izlemediğim halde rahatlıkla söyleyebilirim ki pişman olmayacaksınız.
+ 11 Oy
istediğim sinemada yer bulamadım bu gece için. yarın mutlaka izleyeceğim. son zamanlarda avatar (çakma havabükücü değil)  ve district 9'dan sonra en heyecan verici film bu oldu herhalde sinemalarda.
+ 3 Oy
Katılıyorum. Bu onun için zorlu bir sınavdı. Zira bundan evvel çektiği TDK'da da harikalar yaratmıştı. Beklentileri aşıp çok çok iyi bir film çıkarmasıyla gerçekten büyük bir yönetmen olduğunu gösterdi. Şimdilik filmografisi çok iyi ilerliyor. Umarım Spielberg, Wachowski ve daha niceleri gibi kötü filmlerle bu muhteşem filmografiye gölge düşürmez.
+ 3 Oy
Christopher Nolan kendini efsaneye dönüştürdü. Filmede 10 üzerinden 15 verdim gitti..
+ 12 Oy
Kesinlikle çok iyi bir film olmuş. Nolan'dan beklenen de buydu. Mutlaka beyazperdede izlenmesi gereken bir film. Oyunculuklar, kurgu, aksiyon sahneleri, yönetmenlik, müzikler herşey çok iyi.
+ 10 Oy
bu filmi çok anlattılar, çok övdüler. Umarım şişirmemişlerdir.
-10 Oy
nihayet yeni bir modern kült daha konuldu ortaya.

ve bece mutlaka o görkemli dev sinema perdesinde görülmesi gereken bir hazine zira gelecekte adından çok fazla söz ettirecek bir yapım bu.

öyleyse yapılacak bir tek şey kalıyor geriye...
inception'la iyi geceler uykusuna dalmak.

NOT: BU ARADA NOLAN İNCEPTİON'DAN SONRA YENİ PROJESİNİN BAŞARISIZ OLMASI DURUMUNDA SANIYORUM TAM BİR YIKILMA YAŞAR.
VE UMARIM YANILIYOR OLURUM.
+ 5 Oy
Zeynep hanımın elestirilerine cok deger veriyorum, zaten bu yonetmenin tum filmleri cok basarili. Kesinlikle gorecegim.
+ 8 Oy
Güzel yazı olmuş tabii merakımızı iyice pekiştirdiniz. Puan da uçmuş gitmiş ama şaşırmadım, bakalım izleyip görecez.
+ 7 Oy
christopher nolan mesihim desin inanirim, o derece bir filme imza atmis
+ 5 Oy
"Bütün film bir rüyaymış" klişesinden korkmak boşuna, çünkü film tamamen bu klişe üstüne. imdb'de şöle bir etiket var: dream in the dream in the dream...zaten filmin konusuna bakınca da onun rüya avcılığı üzerine olduğu görülüyor. mesele zaten klişeye bağlaması değil, bu klişeyi nasıl bir ruha bürüyeceği ile ilgili. batman de bir klişeydi ama Nolan'ın elinde onun nasıl birşeye dönüştüğünü gördük. fragmanları bile hiç izlemediğimiz türden bir filmle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
+ 9 Oy
Mutlaka sinemada izlenecek filmlerden. Yabancı sinema sitelerinde baktığım yorumlara göre çok iyi bir film olduğu izlenimine kapıldım. Nihayet cuma günü vizyonda...
+ 6 Oy
tek korkum bu filmle ilgili, umarım bütün bir filmin rüya olduğu klişesiyle karşılaşmam. tek endişem bu. iyi bir film olduğuna zaten kuşkum yok.
+ 5 Oy
abd'deki yorumlara baktım, Nolan'ın en iyi filmi diyorlar, iyice merakımız kabardı, hadi girsin vizyona!
+ 6 Oy
az kaldı az kaldı...IMDB de şu an 9,4 ile 3. film. Fakat ilk sene IMDB ye pek güvenmeyin derim, zira ilk zamanlar büyük heyecanla yüksek puanlar alıyor filmler.Seneye toparlanır, bir kaç sene sonra gerçek yerini bulur.Yinede ilk 50 de yeri garanti gibi gözüküyor, en azınndan bir kaç sene...
+ 5 Oy
Ben şaşırmıştım zaten 60'larda 80'lerde görünce. Gerçi hep dediğim gibi listenin güvenilirliği kalmadı. Son yıllardaki önemli işler listede. Fakat bir sürü büyük işler hep ilk 30'a giriyorlar, sonra düşüyorlardı. Mesela TDK. Uzun bir süre 1.sıradaydı, şimdi 12'de. Inception da yukarılarda kalacak gibi görünüyor.
-5 Oy
Inception 3. sıraya yerleşmiş Imdb top 250 listesinde. 20 bin oy kullanılmış daha şimdiden ve 9.4 lük bir ortalama oy oranı var. Gerçi listede bu 9.0 olarak gösteriliyor. Bu da Inception'un en üst sıralarda kalacağının bir göstergesi.
+ 5 Oy
Leo aday olsa olsa Zindan Adası ile olur. Bu filmle olamaz. Zira pek de Akademi'nin kriterlerine uymuyor rol. Fakat Inception'a en iyi film dalında adaylık verilmeli. The Dark Knight gibi görmezden gelmemeli Akademi.
68.sırada başlamıştı top250'ye. Şimdi 83'te. Bakalım n'olacak?
-1 Oy
Nolan'dan yine sağlam bir kafa karıştırıcı film izleyeceğiz, söylenenlerin aksine imdb puanı gün geçtikçe düşecektir. Şu ana kadar ilk girdiği puandan yükseğe ulaşan film olmadı nerdeyse... Leonardo bu yıl iyi filmlerde rol aldı, oscarda heykelciği kapacak gibi...
+ 1 Oy
Imdb'de 68.sırada yer alıyor. Belki ağustosa kadar biraz daha ilerler ama herhalde sinemalardan kalktıktan sonra bu sıralarda kalacak. Açıkçası ilk 30'a gireceğini düşünmüştüm. Şaşırdım.
Bakalım açılış, ilk 3 gün ve ilk haftaki açılışları nasıl olacak? Tahminen ne kadar iyi bir film olursa olsun The Dark Knight gibi rekor kırmayacak. Umarım kara girer. Gerçi bunca olumsuz eleştiriye hedef olan Avatar (Shymalan) bile bütçesini çıkarmak üzere.
-8 Oy
Memento'dan sonra hayran kalmıştım tarzına. Adamın her filmi kalite. Bunun gibi yönetmenler sayesinde arada bir de olsa sinemanın eski tadını hatırlıyoruz.
+ 5 Oy
Nolan Inception'un gazıyla yine süper bir Batman filmi çeker eminim. Incepiton izlemek için 30 temmuzu iple çekiyorum.
+ 6 Oy
film bayaa beğenilmiş. olumsuz eleştiri yapan kimse yok şu ana kadar. Nolan yine yaptın yapacağı. Inception bu yazın değil, belki de bu yılın en iyi filmi olacak.
+ 5 Oy
bence Nolan bu yüzyılın en iyi yönetmeni. İleride ismi Kubrick gibi en iyilerle birlikte anılacak. Inception ise Amerika'da olumlu eleştiriler almış. Bu yazın tek adamakıllı filmi Inception olunca, izlemeyip de ne yaacağız? Hatta bir kez yetmeyecek, bir kez daha izleyeceğiz.
+ 1 Oy
evet ben de merakla bekliyorum Nolan'ın yeni filmini.
+ 3 Oy
Nolan,bilim kurgu ve süper kadro.Kara Şövalye den sonra bir sinema efsanesi daha mı geliyor acaba?
+ 6 Oy
Oyuncular DiCaprio-Page-Cotillard, yönetmen de Nolan olunca, ne olsa izlenir.
+ 10 Oy
Bu yazın en merak ettiğim filmi bu. Gelse de izlesek hemen.
+ 10 Oy
dicaprio iyice ustalaştı. en son blood diamond'da çok beğendim. bunu da izleyeceğim.
+ 12 Oy
Nolan'dan şimdiye kadar hiç boş çıkmadı. Bir tek Insomia çok parlak değildi, ama Prestij'le hemen çıtayı yükseltti. Film Matrix'le Dark City'ye benziyor cidden. Özellikle şehrin kuruluş sahnesi direkt Proyas'ın filmini anımsatıyor. Ama Nolan'ın taklitten öte bambaşka bir film yaratacağı şimdiden belli. Gözlerimiz tamamen açık, bekliyoruz.
+ 7 Oy

Ad Soyad :
Email :
Ziyaretçi

Haberler

28
Şub.2011

Oscarlar Sahiplerini Buldu.

Sinemanın en prestijli ödülleri Oscarlar, ABD'nin Los Angeles kentindeki Kodak Tiyatrosu’nda yapılan törenle sahiplerini buldu.

06
Şub.2011

Nolan'a İlk Ödül WGA'dan

WGA (Yazarlar Birliği) Nolan'ın Başlangıç senaryosunu En İyi Orijinal Senaryo ödülüyle mükafatlandırdı..

25
Oca.2011

Oscar Adayları Açıklandı!

83. kez düzenlenecek olan Oscar töreninde bu sene kimlerin boy göstereceği belli oldu.

18
Oca.2011

BAFTA Adaylarını Açıkladı

İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) ödüllerinin bu yılki adayları belli oldu. The King's Speech ve Black Swan açık ara önde.

06
Oca.2011

İlk Oscar Adayları Belli Oldu

Akademi, en iyi görsel efekt dalında yarışacak yedi filmi seçti. Bakın kimler finale kaldı?

05
Oca.2011

Oscar İçin En Büyük Adım

Her yıl Oscar ödüllerine en çok yaklaşan Writers Guild Awards adaylarını açıkladı.

01
Ara.2010

Inception İçin Oscar Kulisi

Oscar için yarış resmen başladı. Warner Bros, bu yıl Inception'un aday olması için hızlı bir tanıtım kampanyası sürdürüyor.

13
Eki.2010

Son 10 Yılın En İyi Film Posterleri

Grafik tasarımın sanatsal gücüne işaret eden film afişleri bakın neler?

07
Eki.2010

Yılın Şampiyonu Inception

Yılın "en"lerine dair bir liste hazırlamak için henüz erken, ama Inception bir istisna olabilir.

02
Ağu.2010

Başlangıç Devam Ediyor

Christopher Nolan'ın Başlangıç'ı Kuzey Amerika'da vizyonda üçüncü haftasonunda da zirvede yer aldı. Onu bu haftasonu vizyona giren Dinner for Schmucks ve Angelina'nın Jolie'nin başrolünde oynadığı Salt izledi..

18
Tem.2010

Inception Gişede İyi Bir Başlangıç Yaptı

Inception gişeye hızlı bir giriş yaptı. Film ilk gün 21milyon dolarlık bir hasılatla açılış yaptı.

10
Tem.2010

Inception'a Yıldızlı Beş

Inception'ın dünya prömiyeri nihayet gerçekleşti. Bir çok ünlü ismin bir araya geldiği galada film oldukça beğenildi.

17
Haz.2010

Bu Yazın En Merak Edilen Filmleri

Bu yaz, bol aksiyonlu maceralar, eğlenceli animasyonlar ve fantastik yapımlar bizi beklemekte. Vizyona girmesi için can attığımız filmler neler mi? Gelin beraber bakalım.

13
May.2010

Inception ve Splice'ın Yeni Fragmanları

Christopher Nolan'ın yeni harikası Inception'u ile Natali'nin Splice'ını merak edenlere müjde. Her iki filmin de yeni fragmanları yayınlandı.

29
Ara.2009

Inception'un Yeni Fragmanı

Christopher Nolan'ın Inception filmi yeni fragmanı ile gündemde. Filmin yeni fragmanı, ilkine göre daha açıklayıcı görünüyor.

10
Ara.2009

2010 Yazının En Merak Edilen Filmleri

Henüz kış sezonuna yeni girmiş olabiliriz. Oscar yarışının hız kazanacağı önümüzdeki günlerde iyi filmler izleyeceğiz. Ama 2010 yalnızca kış sezonu ile sınırlı değil. Önümüzdeki yaz bizi hızlı bir vizyon takvimi bekliyor.

25
Ağu.2009

Inception'ın Tanıtım Fragmanı Yayınlandı

The Dark Knight ile Hollywood'un en fazla aranan yönetmenleri arasına giren Christopher Nolan yeni filmi Inception'un ilk tanıtıım fragmanını görücüye çıkardı.

16
Haz.2009

$200 Milyonluk Inception

Kara Şövalye sonrası, olası bir üçüncü Batman filmi öncesi Christopher Nolan'ın yeni projesi Inception açıklandığında bunun düşük bütçeli bir film olması bekleniyordu. Ancak şu anda görünen oldukça farklı.

24
Nis.2009

Inception'da Franco'nun Yerine Gordon-Levitt

Joseph Gordon-Levitt, Christopher Nolan'ın senaryosunu yazıp yöneteceği bilimkurgu filmi Inception'da rol alacak. Levitt'in rolü için daha önce James Franco sözleşme imzalamıştı, ama çekim takvimindeki çakışmalar nedeniyle filmden ayrılmak zorunda kaldı.

02
Nis.2009

Nolan'ın Genç Yıldızları

Christopher Nolan yeni filmi Inception için Marion Cotillard, Cillian Murphy ve Ellen Page ile görüşmelerde bulunuyor.

05
Mar.2009

Nolan Bu Kez DiCaprio'yu Seçti

The Dark Knight ile Hollywood'u yeniden fetheden İngiliz yönetmen Christopher Nolan, Batman'e devam edip etmeyeceği tartışmalarına ara verdirecek bir haberle gündemde.

x

Film.Com.Tr Kayıt

Yorumlarda sadece rumuzum gözüksün.
x

Şifremi Unuttum