? Beni Hatırla
Yapım Yılı
2008
Gösterim Tarihi
23 Ekim 2009

Oyuncular

Emre Aydın
Zülküf Yıldırım
Rojda Huz
Vehip Huz
Zülküf Huz
Yönetmen
Orhan Eskiköy
Özgür Doğan
Senarist
Orhan Eskiköy
Görüntü Yönetmeni
Orhan Eskiköy
İki Dil Bir Bavul

İki Dil Bir Bavul

8.2/10 IMDB Puanı: 7.7
9/10

"Siz beni anlamıyorsunuz, ben de sizi anlamıyorum, şimdi ne yapacağız?”

2008'de Cannes Film Festivali'nde Fransa'ya yıllar sonra Altın Palmiye kazandıran Entre Le Murs (Sınıf), sadeliği, büyük meseleleri ham gerçeklik üzerinden tanımlaması, göçmenlik sorunu, ayrımcılık ve azınlık psikolojisi gibi tartışmalı alanları bir lise sınıfının gündelik rutini içinde ve herhangi bir ekleme yapmaksızın gündeme taşıması ile farklılığını kanıtlıyordu. Milenyumun Yeni Gerçekçiliği olarak da algılanabilecek Sınıf, bir edebiyat öğretmeni olan François Begaudeau'nun anılarını belgesel kıvamında sinema perdesine aktarıyordu. Amatör oyuncuların başı çektiği Sınıf'ın aynı derecede özgün ve yine aynı derecede başarılı Türk muadili, Antalya'da bu sene En İyi İlk Film Ödülü'nü kucakladı. İki Dil Bir Bavul,bugün kendi ülkemiz sınırlarındaki her yurttaşı ilgilendiren temel sorunları, Laurent Cantet'nin filmi gibi, yalnızca gerçekliğin gücüne inanarak tartışmaya açmış durumda.

Üniversiteden mezun olduktan sonra Doğu'daki küçük bir köyde ilk öğretmenlik deneyimini atlatacak olan Denizlili Emre Aydın'ın bir yıllık öyküsünü izliyoruz İki Dil Bir Bavul'da. Ancak buradaki öykü sözcüğü sizi yanıltmasın. Kimi zaman kurmacanın varlığını hissetsek de, İki Dil Bir Bavul sırtını tamamen gerçeğe, hatta müdahale oranı minimuma indirilmiş dış gerçekliğin kaydına yaslıyor. Belgesel ile kurgunun en mütevazı birleşimlerinden birini gerçekleştiren İki Dil Bir Bavul, sinemasal zekasını basitliğinden alıyor. Oldukça gergin bir ip üzerinde dengesini kaybetmeden ilerleyen film, Flaherty'den bu yana belgeseli belgesel yapan ilkeleri harfiyen yerine getiriyor ve dile getirilemeyenler ya da dile getirilmekten korkulanlar hakkındaki gözlemci rolüyle son yılların en özgün Türk filmi oluyor.

Filmin en büyük başarısı ise, demagojiye hayli müsait olan ve haberci ağzıyla "sıcak gündemin ana başlığını oluşturan" dil meselesini, her türlü istismardan olabildiğince kaçınarak ele alması. İki Dil Bir Bavul, herhangi bir etnik kesimin muhalifliğine ya da yandaşlığına soyunmanın mevcut sorunları çözmekte geçerli yollar olamayacağının bilincinde olarak, kendi dilini konuşabilme özgürlüğünden neden korkmamamız gerektiğini gösteriyor. Kafamızdaki öcülerin aslında ne kadar kırılgan olduğunu filmin sonunda çok içten hissedeceğimiz İki Dil Bir Bavul, ne "ora"nın ne de "bura"nın tarafını tutuyor. Film aslında ora ile bura diye bir ayrım olmadığını, yalnızca iki farklı dil konuşan –aynı metaforu kullanırsak- tek bir "bavulun" olduğunu söylüyor. Eğer bir taraf tutulacaksa, bunun saçları başları dağınık, cevizin ne olduğunu bilmeyen, tenleri toprakla kavrulmuş kömür gözlü o küçük çocuklardan başkası olamayacağını anlıyoruz.

Aydın Türk gencini her türlü idealizasyondan kaçınarak sunan film, ne Kürt köyündeki fakir yaşamı ne de Emre öğretmenin çilekeşliğini abartarak gözleri sulandırıyor. Öğretmenin fedakarlığı ya da kimi zaman içine düştüğü çaresizlik hissi, duygularımızı sömürmeden, "orada bir köy var uzakta" edebiyatına girmeden, bu anlamda klişeleşmiş sinemasal karakter işaretlerinden  arındırılarak gözümüzün önüne getiriliyor. Hatta çoğu yerde bu çaresizliğin, yıllarca sürdürülmüş olan politikaların saçmalığından ileri geldiği hissediyoruz, her ne kadar açıkça dillendirilmemiş olsa da: Dil bariyerine çarpıp dönen iyi niyetli iletişim talebi bir süre sonra güçlü bir hiciv malzemesi olarak işlev görüyor. Umutsuz görünümlerin içinden çıkan neşe ve bizi her daim gülümsetmesini başaran sevecenlik, filme sürükleyicilik kazandıran ve duygularımıza seslenen en temel özellikler olarak artı hanesine yazılıyor.

İki Dil Bir Bavul herhangi bir ideoloji ile yola çıkmadan, tek ideolojisi bitip tükenmeyen iyimserliği ile hümanizm olan gerçek bir Türkiye hikayesi. Bu anlamda film, geçen hafta vizyona giren Nefes'in karşısında değil; bilakis onun tamamlayıcısı. Terörle mücadele hakkında çekilmiş en iyi filmlerden biri Nefes ise, İki Dil Bir Bavul bu mücadelede nelerin eksik kaldığına dair insanca bir soru soruyor: “Siz beni anlamıyorsunuz, ben de sizi anlamıyorum, şimdi ne yapacağız?”

Bu sorudan korkmayanları harika bir film bekliyor.

 

Yorumlar

Yorum Yaz
o zülküf beni bitirdi maşallah :D bugüne kadar alışılagelmiş filmlerden çok farklı bir yapım birilerine ders olmalı
0 Oy
film çok doğal,çok süper,öğretmen de öğrenciler de çok iyi uymuş,ülke gerçeğini tüm sadeliğiyle anlatmış,güldürürken düşündürmek böyle bir şey..
+ 1 Oy
Bu filmi neden bu kadar abarttılar anlamadım. Konu iyi düşünülmüş fakat senaryo olmayınca sıkıcı bir belgesel olmanın ötesine geçemiyor. Öğretmenimiz  de antipatik olunca insan bunalıyor. Hiçde idealist bir öğretmen portresi çizmiyor. Herşeyden şikayet eden öğrencisini fırçalar tarzda konuşan birinin önce kendi kişiliğini sorgulaması gerekir. Yinede bir emek var ortada umarım kitlelere yönelik daha potansiyel projeler çıkar...
-1 Oy
İki Dİl bir Bavul...Gerçekçi sinema çemberinde bas köşeye konulacak bir film günümüz Türkiyesinde çekilen.Özellikle müziğin kullanılmaması drama olayını ortadan kaldıran baslıca unsur ve bunca yıldır ve hala çekilen sancı bu toprakların, bu filmi ele alırken aslında yasanılan sosyolojik, toplumsal ve psikolojık faktörleri göz önune alıp, aslında sapkamızı masaya koyup konusmamz gerekn önemlı bır fılm.Minimalist oluşu da gözden kaçmamış,oyuncunun özel oyunculugu yok,dogal ısıktaki çekimler,müziğin hiçliği bizi tamamen gerçekçi bır olgu ıcınde ve cıddıyette olmamızı yüzümüze vuran kısımlar..Basit bir öykü sinema için ancak yansıması oldukça büyük...
+ 2 Oy
Film görüp görebileceğiniz en iyi türk filmi.Eğer her saniyesinde arabaların patladığı,kahramanların cirit attığı içi boş aksiyon filmleri seven insanlardansanız filmi sakın izlemeyin.Çünkü film yavaş ilerliyor fakat izleyenleri bir an bile sıkmıyor.
Filmin bu kadar muhteşem olmasının en temel nedeleri olarak belgesel tadında olağanüstü çekimleri,oynayan herkesin amatör olmasına rağmen dozunda oyunculukları ve muhteşem çocuk Zülküf sayılabilir.
Bu kadar hassas bir konuyu muhteşem bir şekilde senaryolaştırıp o birbirinden doğal ,muhteşem karakterleri yaratan Özgür Doğan ve Orhan Eskiköy ikilisini ayrı ayrı tebrik etmek lazım.İçinde Ay Lav Yu filmindeki yapmacılıktan gram bulamayacağınız filmin en büyük kozlarından birisiyse her biri ayrı tatlı öğrenciler ve onların en muhteşemi Zülküf.Zülküfün doğal hareketleri ve öğretmeniyle arasında geçen müthiş diyaloglar bile filmi izlemek için bir neden.Filmde en akılda kalan sahneler olarak ana karakterimiz olan öğretmenin sınıftaki bütün sahneleri (Sınıf sahneleri o kadar doğaldır ki sanırsınız öğrencilerden biri okuldaki bir gününü çekiyor),öğretmenin bir öğrencinin evine gidip öğrencinin velisiyle arasındaki olağanüstü diyalogların bulunduğu sahne ve şu diyaloğun bulunduğu karne sahnesi örenek olarak verilebilir.
Diyalog şöyle:
Öğretmen: Zülküf kitap okıcan mı tatilde? (öğretmenin şiveside ayrı bir hoştur.)
zülküf: hayır.
öğretmen: ne demek hayır lan!! okucan mı?
zülküf: evet.

Herkes bir kerede olsa izlemeli.
+ 2 Oy
harika tek kelimeyle harika....öğretmenlerin yaşadığı zorluklardan en önemlisi bence doğuda öğretmen olmak. iletişimi sağlayan en önemli unsur olan dilin eksikliği...
böylesine anlamlı bir film çekenlere çok teşekkür ederim. bizi iyi anlatıyor.
+ 3 Oy
"amaçlı" bi film olduğunu düşünüyorum ama gerçekten güldürücü ve düşündürücü...
+ 1 Oy
Bütün öğretmenlerin izlemesinde fayda var.
+ 2 Oy
çok güzel bir film... herkes mutlaka izlemeli.
+ 2 Oy

Ad Soyad :
Email :
Ziyaretçi

Haberler

13
Nis.2011

Uluslararası Engelsiz Film Festivali

Uluslararası Engelsiz Film Festivali; engellilik, iş göremezlik konularında kısa ve uzun metrajlı filmlerle farkındalık yaratmak ve toplumda bu bilincin güçlenerek yayılmasını sağlamak amacıyla ülkemizde ilk defa 21 - 27 Mayıs 2011 tarihlerinde gerçekleştirilecektir.

23
Şub.2010

Yeşilçam Ödülleri'nin Adayları Belli Oldu

Yeşilçam Ödülleri'nin finalde 11 kategoride yarışacak adayları açıklandı. Güneşi Gördüm, Hayat Var, İki Dil Bir Bavul, Nefes: Vatan Sağolsun, Pandora'nın Kutusu ve Vavien En İyi Film Ödülü için yarışacak.

13
Oca.2010

SİYAD'ın Gözdesi Vavien

Sinema Yazarları Derneği üyeleri, 42. SİYAD Ödülleri adaylarını belirledi. Vavien uzun metrajlı kurmaca filmlerin değerlendirildiği 11 dalın tümünde adaylık elde etti.

09
Eki.2009

Yerli Belgeseller Dünyayı Dolaşıyor

Son bir yılın ürünü belgesel filmler, ay boyunca Japonya'dan Portekiz'e, Birleşik Arap Emirlikleri'nden Romanya'ya kadar pek çok festivale konuk olacak.

x

Film.Com.Tr Kayıt

Yorumlarda sadece rumuzum gözüksün.
x

Şifremi Unuttum