? Beni Hatırla
Yapım Yılı
2009
Gösterim Tarihi
13 Mart 2009

Oyuncular

Mahsun Kırmızıgül Mahsun Kırmızıgül
Ramo
Demet Evgar Demet Evgar
Havar
Şerif Sezer Şerif Sezer
Gülistan
Altan Erkekli Altan Erkekli
Davut
Yıldız Kültür
Pakize
Sarp Apak
Ahmet
Hande Subaşı
Zehra
Emre Kınay
Musto
Ali Sürmeli
Nedim
Menderes Samancılar
Cuma
Yönetmen
Yıldız Mahsun Kırmızıgül
Senarist
Yıldız Mahsun Kırmızıgül
Müzik
Yıldız Mahsun Kırmızıgül
Yıldıray Gürgen
Yapımcı
Murat Tokat
Görüntü Yönetmeni
Soykut Turan
Güneşi Gördüm

Güneşi Gördüm

6.5/10 IMDB Puanı: 7.1
7/10

Toplumsal "öteki" kavramının özellikle 1970'li yılların ardından kurulan mikro politikalar için merkezi bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Öteki kavramı bu zaman kesitinde, toplumsal olarak çoğunluğu oluşturan grubun niteliklerinden farklılık gösteren, çoğu zaman azınlıkta kalan, farklı kültürel ve sosyal kimliklere sahip olan, bu nedenle de dışlama ya da asimilasyona tabi tutulan heterojen bir topluluk olarak gerçek anlamına kavuşuyor. Genellikle kendini "biz" olarak tanımlayan bir grubun koşullarını yerine getiremeyenler "öteki" oluyor ya da ötekileştiriliyor. Homojenliğe dayalı, tektipleştirilmeye yatkın çoğunluğun demokrasisi, özü gereği ayrımcılık üreterek, kadınların, eşcinsellerin, etnik grupların oluşturduğu toplumsal ötekileri kamusal alanın, dolayısıyla temsilin ve dilin sınırları dışına atıyor.

Bu konu bizim ülkemizde ancak 90'lı yıllarda telaffuz edilmeye başlandı. Sinemada ötekinin sunumu ya da ötekinin içinde bulunduğu koşulların temsili hala yabancısı olduğumuz konular. Özellikle Türkiye'nin toplumsal olarak ötekileştirilmiş grupları hakkında konuşmak, nedense hala cesaret isteyen başlıklar arasında. Batı'daki tüm ülkelerin çoğulcu bir demokrasi arayışına ve ötekinin kültürel çeşitliliğin gelişimi adına sağladığı önemi vurgulayışlarına tezat (ya da inat), bizim ülkemizin -fonetik açıdan- bazı kelimeleri duymaya bile tahammülü yok. Yok saymanın, görmezden gelmenin, ihmalin mübah görülebileceği, ancak buna karşı çıkmanın mümkün olamayacağı hatta cezalandırılabileceği bir zaman dilimini bu ülkenin yaşadığını düşünürsek, topluluktan ayrı durmanın zorluğunu da bir nebze olsun anlayabiliriz.

Ancak bugün bazı şeylerin konuşulmasının vakti gelmiş bulunuyor. Şimdiye kadar korkulan, çekinilen, kaçınılan bu konunun Türkiye’nin Doğu'su ile ilgili olduğu herkesçe biliniyor. Doğu sorunu ile ilgili film yapmanın doğal olarak politik sinema ile eş anlama gelebileceği, politikanın ise ülke insanlarımız tarafından ya çok korkulan bir gulyabani ya da sahtekarlıkla özdeşleştirilmiş yılışık bir gülümseme ile eşleştiğini biliyoruz. Bu anlamda Türkiye'de hem politik sinema yapmak, hem de bu sinemanın içinde ötekinin sorunlarından bahsetmek çifte bir zorluğu içinde barındırıyor. Bu konuda hayli yetersiz olan Türk sineması politik sinema açısından didaktikliğin, orta yolculuğun ya da 80'li yılların bunalımını taşıyan bir içe dönüklüğün dışına çıkamıyor. Zaten Yılmaz Güney, yeni dönemde Reis Çelik ya da Gani Şavata filmlerini saymazsak, Doğu sorunu ile birebir ilgilenen bir sinema ile de karşılaşmıyoruz.

Sözkonusu eksiklik, gerçekten insanı şaşkınlığa sürükleyecek şekilde, bir popüler kültür ikonu tarafından tamamlanmaya çalışılıyor. Yaptığı müzikten ve magazin dünyasında sergilediği figürden bağımsız olarak Mahsun Kırmızıgül, Güneşi Gördüm filmi ile Türkiye'nin kanayan yarası denilip de hiçbir zaman tedavi edilmemiş Doğu sorununu belki de ilk defa çok geniş kitlelerin izleyeceği bir filmle beyazperdeye taşıyor. Öğreten adam tarzının dışında, izleyiciye farklılıkları, yanlışları ve masumiyetleri ile etten kemikten, özdeşleşilebilecek, hatta gözyaşı dökülebilecek bir öteki temsili sunmayı başarmış Mahsun Kırmızıgül sırf bu nedenlerden dolayı tebrik edilmeyi hak ediyor. Filmin açılış sahnesi bile şimdiye kadar gösterilmemiş bir cesurluğu içeriyor. Dağa çıkmış PKK militanları ile aynı mağarada saklanma ve askerlerden kaçma sahnelerinin yanı sıra, bunu Türkiye'nin en ünlü popüler imajlarından biri olarak gerçekleştirmek bugüne kadar yapılmış değil.

Mahsun Kırmızıgül ve Demet Evgar'ın başı çektiği kadronun büyük bir özenle gerçekleştirdiği oyunculukla daha da izlenilir olan film, gerçek hayat hikayelerini canlı bir şekilde izleyici ile buluşturuyor. Film, tuzu kuru Batı'nın yanında Doğu'da her günün ayrı bir trajediye gebe olduğunu, terk edilmek ya da terk etmenin, yaftalanmanın ya da ayrı tutulmanın sıradanlığını serpiştirilmiş mizahla dengeli bir şekilde anlatmayı başarıyor. Güneşi Gördüm, tamamen o bölgenin insanını popüler sinemanın kalıplarından çıkmayarak anlatan, bir ülkede nasıl iki farklı dünyanın yaşandığını, farklılık ve benzerlikleri abartmadan sunan bir film. Öte taraftan ayrımcılığın, ayrımcılık uygulananlar tarafından bizzat gerçekleştirildiğini göstermesi, ezilenin her zaman tüm öteki işaretlerini –hem etnik kökeni farklı hem de eşcinsel olmak gibi- taşıyan taraf olması, filmin doğru bir bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor.

Filmin cesaretinden ileri gelen başarısı kimi teknik hataların var olmadığı anlamına gelmiyor. Kırmızıgül, gerçek hayattan alıntıladığı birbirinden farklı hikayeleri bir ailede topladığı için, birbiri üstüne yığılmış bir anlatı ile karşılaşılıyor. Üst üste binen bu hikayeler topluluğu Güneşi Gördüm'ü bir "fade in-fade out" filmi yaparken, sinema salonundaki izleyiciyi yorabiliyor; izleyici bir es verilmesini bekliyor. Bu durum "gerçek hayatta bunlar olmaz" cinsi bir yapaylıktan çok, bir umut beklentisinin boşa çıkması ile ilgili. Ancak Kırmızıgül özellikle sosyal hizmetler sahnesinde bu ülkede hala empati kurarak ve hoşgörerek iyi işler yapan insanların olduğunu gösteriyor.

Entelektüel kapasitesi yüksek seyirci için tatmin edici olmasa ve Kırmızıgül "politik melodram" yapmakla (ki yapıyor) suçlanacak olsa bile, popüler film izleyicisine bu ülkenin gerçekliğini hissettirmesi açısından es geçilemeyecek bir film Güneşi Gördüm. Onun bir Yılmaz Güney olmadığı aşikar, öyle bir arzusu var mı o da bilinmez. Ancak Güneşi Gördüm -başta dediğimiz gibi- yaratıcısının simgelediklerinden bağımsız olarak, tek başına "devlet babanın" kimilerimize yanlış yaptığını göstermesi, genel izleyicinin öteki kimliklerle empati kurabilmesine olanak sağlaması açısından bile önemli bir adım. Kadri'nin hikayesi bile kafalarda birçok şeyi değiştirebilir; bu "yalnız ve güzel ülke"de gerçekten yalnız bırakılmış bir kitlenin olduğunu görebilmek gibi...İletişim ve hoşgörüyü destekler tarzda bir pragmatist yarar sağlayacak film, önyargıları kırmaya meyilli; ancak sol önyargıları kırması daha zor. Ne de olsa, geceyi aydınlatmak, gündüzü aydınlatmaktan daha kolay.
 

Yorumlar

Yorum Yaz
Norveç'de oturma izni almak ne kadar kolaymış, izni veren kurulun önünde iyi bir acıtasyon yap olay tamam:) yapma Mahsun bu kadar da olmaz ya!
Ailenin biri İstanbul'da (sinemaya verdiğim para gibi) telef oldu, Diğer aile Norveç'te ihya oldu. Bilim kurgu mübarek:))
Süper masum karakterlerle çok bi ideolojik yapım. Ters orantı süper yalnız; ideoloji tavanda x gerçeklik dipte..
-1 Oy
arabesk çi adam dan ne bekliyon (çikita ve rose)

+ 2 Oy
Bencede çikita'ya katılıyorum , ağlamaklı film ustası oldu çıktı başımıza . Hele de bizim ülkemizde hiç gerek yok , düzgün komedi filmleri lazım ki insanlar azıcık eğlensin .
0 Oy
mahsunu biri durdurmalı yoksa bu dram aşkı hiç bitmiycek.
+ 3 Oy
6/10

Mahsun yine kral bir kadro toplamış, sanki çok gerek varmış gibi. Sonra bol karakter ve hiçbir bağ yok... Finalindeki sahneyi başa almış. Yine "o an"ı yakalamaya çalışırken işi cıvıtmış. İnsanlar sırf verdiği sosyal mesajlar için beğenecekse gitsinler belgesel izlesinler. Böyle dandik şeyler nasıl Oscar yolunda ya?
+ 1 Oy
ön yargılarımdan dolayı zorla izlediğim bir film.izledikten sonra pişman oldum mu?olmadım...kırmızıgül emek harcamış ve kendini aşmış; niye aşmış;çünkü birileri gibi bizim orda oxford vardı da biz mi okumadık demiyor en azından.bir şeylerle uğraşıyor,kendini geliştiriyor.biraz yılmaz güney havası sezdim.sinemasal açıdan eksikler çok, bazı devamlılık hataları var,konu mesajı iletiyor ama bu mesaj bir tane olsa daha etkileyici olabilirdi,vs.ama müzikler güzel ve doğru yerlerde kullanılmış.
türk sinema tarihinin her renkten her telden insana ihtiyacı var.kırmızıgülün çabasını takdir ettim doğrusu..
0 Oy
Her zamanki gibi Mahsun yine kanayan yaralarımıza parmak basmaya devam ediyor. Beyaz Melek filminde yaşlılarımıza kıymet vermeyi, Güneşi Gördüm filminde doğu batı sentezindeki ayrışmaların bir pota içinde eritilebileceğini sinema diliyle bizlere iletti. Yalnız filmlerinde kendisi oynamasa çok daha iyi olacak. Acemi figüranlar gibi oynuyor. Fakat yönetmenlikte takdire şayan işlere imza atıyor. Onun en büyük artısı seyirciyi nerden vurması gerektiğini çok iyi biliyor. Her ne kadar filmlerinde arabesk kokan ajitasyon replikleri olsada kısa zamanda kendini çok geliştirdi. Her filminde bir öncekinin üstüne çıkıyor. Ali Sürmeli ve Altan Erkekli filmde gayet iyiydiler. Böyle güzel özelliklede toplumsal mesajlar içeren(iyi niyetli) yapımların devamı dileğimle,, muhakkak ama muhakkak seyredin.
0 Oy
bi arkadaşımın zoruyla mecburen ite kakıla izlediğim bu film beyin kanaması geçirtti bana! :=))

ya rezaletin bini bir para!
-1 Oy
Başyapıt? Güneşi Gördüm??

Acaba aynı filmi mi izledik, çok merak ediyorum. Benim penceremden film, zayıf görünüyor. Şimdi, daha evvel değinilmeyen meselelere değindi diye filme "başyapıt" diyeceksek bu sinema hiç gelişmez herhalde. Ona başyapıt, buna başyapıt, sonunda gerçekten başyapıt çıktığında arada kaynayacak, o olacak.

Onlarca hikaye, onlarca olay. Mahsun hala senaryo yazmayı öğrenemedi. Senaryodaki her hikaye, bir film konusu olabilir ama bunun yerine hepsini tek potada eritmeye çalışmış. Lakin başarılı olamamış. Halbuki bu hikayelerin ve yan hikayelerin sayısını yarı yarıya azaltsaydı ve senaryo üzerinde daha çok çalışsaydı ortaya iyi bir film çıkarabilirdi.

Bu kadar hikaye, filmin temposunu düşürüyor. Söylemek istediği diğer önemli şeyleri duymamızı engelliyor. En çok da bir hayli sıkıyor.
Oyunculuklar iyiydi. Altan Erkekli zaten favori oyuncularımdan bir tanesi. Gene iyi bir performans sergilemiş. Bunun dışında Demet Evgar'ın performansı da iyiydi.

Şişirilmiş balon 2, kimse kusura bakmasın. Kötüyse kötüdür. Umarım yeni filminde daha az hikayeyle karşımıza çıkar. Eğer bir önceki filmin eleştirilerini takmayıp hep aynı şeyleri yapacaksa (yeni filminde ağlayan Özgürlük Anıtı örnek verilebilir, hala vazgeçmemiş) nasıl iyi bir yönetmen olacak, merak ediyorum?


0 Oy
başarılı bir film.. izleyin derim
-1 Oy
mahsun kırmızıgül başlarda tiye alınsada başarısını bu filmle ispatladı bu başyapıt için çok teşekkürler bu işin yıllarca eğitimini alıp çok kötü filmler çeken yönetmenler olduğunu unutmayalım
-4 Oy
olaya  bakış açım daha farklı bi kürt olarak.okadar çok tabu ve dogma varki bu ülkede- tek-lik olayı yani.müslümansan sünni olucaksın.türkyede yasıosan türk..türkiyede yasıosan türkçe- ya erkek ya kadın..yani sistem tüm yönü ile kusatmıs durumda tek renk.mahsunun radikal bi çıkış yaptıgı falan yok 10 yıl önce bu filmi yapsaydı  eywallah derdik.ama bugün bunlar aşıldı mahsun bu filmi ile daha radikal cıkısları ebgellioy olayı kendi ile sınırlı tutuyor.cemil çiçek gibi tekçi zihniyetteki adamn begendiği bi filmdir bu.gözü tamamen kapalı ülkede ötekilernde yasadıgını bilmiyenler için şaşırtıcı bi film ama yılmaz güney filmleri ile 10 sene önce tanısan bn bu filmi eleştiriorum
+ 1 Oy
Öncelikle sosyal konularda verdiği mesajlar takdir edilmeli. Bunun dışında Mahsun Kırmızıgül hikayeyi anlatırken biraz acele ediyor gibi. Oldu bittiye geliyor çoğu şey. Tek başına filmi götürecek birkaç konu var ve bu konulardaki baş karakterlerin bağlantısı sadece akraba olmaları. Örneğin transseksüel olmaya karar veren kardeşin terör mağduru olmasına gerek yok. Bu filmde yer almasa da olurmuş. Çünkü hikayenin içinde dallanıp budaklanan ayrı bir hikaye onunki. Mesela biri asker, biri terörist olan kardeşler üzerinde daha az duruluyor. Bu tam da terörle ilgili. Daha fazla işlenebilirdi. Ali Sürmeli'yi mafya babası olmadığı bir rolde görmek güzeldi. Bu sakin hali daha bir yakışıyor oyuncuya.

Adını ne koyarsak koyalım bu ülkede bir Kürt sorunu mevcut. Bu sorunun aşılabilmesi için sanatın özellikle de edebiyat ve sinemanın bu konuda daha fazla eser çıkarması, sosyal sorumluluk çerçevesinde mağdur olan insanların hikayesini işleyen eserlerin desteklenmesi gerek. Anlayabilirsek, çözüme ulaşırız. Yoksa klasik yöntemleri bir 30 sene daha uygulasak şu anki durumdan daha iyi bir şey elde edemeyeceğimiz kesin...
+ 4 Oy
musti3508 eleştiri ve yorumlar; bu film için bir taraf olmaya zorluyorsa seni, sen safını tut! 1.bu; "doğu sorunu" değil "kürt sorunu" 2. Kürt sorununa bakışta neden-sonuç ilişkileri doğru kurulmuş değil... (filmin kurgusu ile ilgili bir neden-sonuç tan bahsetmiyoruz...) 3. Kimse kötü değil...aslında kimse bu sorun ortaya çıksın istememiş ama ne hikmetse çıkmış işte... Haliyle bir yaranmacılık seziliyor. 4. herşeye rağmen senaryo açısından bazı noktasal başarılar var ama bunun da M. Kırmızıgül'ün kalibresinde birinden çıkmadığını düşünmekteyim... Kuvvetle muhtemel senaryo konusunda bayağı bir destek ve yardım almış gibi...
0 Oy
filmden anlamayan arkadaşlar güzel yorumlar yapmış filmde senaryo yönetmenlik oyunculuk ve verilen mesaj yada mesajlar önemlidir hepsi için iyi puanlara alakcak bir film. dogudaki sorun için kacıyorlar neden ve bunun sonucunda gelişen olaylar sonuç ve filmin temel taşını oluşturan zıtlıklar norveç türkiye eşcinsele karşı olan töreci toplum neden sonuç ilişkisini anlamayan arkadaşlara ;)
-1 Oy
bu ülkedeki çocuklar , geleklerini kendileri yazmıyor......
0 Oy
işte başımızdakilerin türkiye'ye yaptıkları.... mahsun kırmızıgül'e gerçekten çok teşşekkür ediyorum böyle bi başyapıt yaptığı için.........
-2 Oy
Filmi izlerken insan Mahsun'un Türkücülükle uğraşarak yıllarını boşuna harcadığını düşünüyor.. Mahsun kesinlikle bir sinemacı.. Yıllar geçtikçe çok daha iyi filmler yapacaktır kesinlikle.. Film senaryo olarak, çekimler, görsellik ve oyunculuk olarak, kurgu işlediği temalar olarak bence üst düzey bir film ve bir kaç yıl önce Mahsun böyle bir film yapcak deseler kimsenin kesinlikle ihtimal vermeyeği bir film.. Sıkıldım diyen arkadaşlar bence kesinlikle haksızlık yapıyorlar.. Tamam filmde ajitasyon biraz fazla kaçırılmış. Birde çok fazla konu işlenmiş. Yani bence bu filmden 3 tane film çıkardı.. Doğu da teror, Doğudan İstanbula gelen bir eşcinsel ve bir de Norveçe giden bir aile.. Bence bu üç filmi tek filmde birleştirmiş bu da konulara fazla yoğunlaşmasını engellemiş. Öte yandan filmi de zenginleştirmiş.. Bun tip şeyler Mahsun'un bundan sonraki filmlerinde daha oturacaktır diye düşünüyorum. Mahsun böyle devam ettiği sürece ilerde Türkücü olarak değil de Sinemacı olarak hatırlanır..
-1 Oy
BLACKBEACH gerçekten çok ince bir detayı yaklamış olmanı takdir ediyorum... "güneşi gördüm" neden-sonuç ilişkileri doğru kurulmadan, bağlamından kopuk bir sorun algılayışı ile yaranmacılığı eklemlemiş bir film olmuş.eşcinsel sorununa bakışı bile daha gerçekçi..! ahmakça bir hümanistlik...tanımı yapılmamış bir sorun...sığlık...film izlerken sıkan şeyler bunlar...
0 Oy
film bekledigim gibi hiç deildi basta guzel baslıyor fakat olaylar gelıstıkce anlasılmaz ve cidden sıkıcı bi hal alıyor.cok zayıf bir film
+ 1 Oy
çok büyük beklentilerle gitmediğim fakat izledikten sonra mahsun kırmızıgül'ün yönetmenliğini ve oyunculuğunu takdir ettiğim bir filmdi.filmde çok güzel mesajlar vardı. zıtlıkları çok güzel işlemişler ve barış temalı bir film yapmışlar.bu ülkenin açmazlarına güzel bir bakış açısı getirmişler.izlemenizi tavsiye ederim.
-1 Oy
filmi izledim yaşadım içlendim umutlandım, özledim, yana binlece gelgit yaşadım 2 saat içinde. çekimler harikaydı türk sinemasının kıpırdadığını gördüm bazı tabuların yıkalabileceğini düşündükce umutlandım. çıkmazlarımızı görünce sindim utandım. çekilen acıların, çımazların, ikilemlerin, tabuların, bir anda gözler önüne serilişine şahit oldum çok teşekkürler mahsun kırmızıgül. imkansızlığa ve sona karşın yeşeren berfinlerin umudu olmaya devam devam
0 Oy
Beyaz Melek kadar güzel olabilecek mi bakalım
-1 Oy

Ad Soyad :
Email :
Ziyaretçi

Haberler

23
Şub.2010

Yeşilçam Ödülleri'nin Adayları Belli Oldu

Yeşilçam Ödülleri'nin finalde 11 kategoride yarışacak adayları açıklandı. Güneşi Gördüm, Hayat Var, İki Dil Bir Bavul, Nefes: Vatan Sağolsun, Pandora'nın Kutusu ve Vavien En İyi Film Ödülü için yarışacak.

21
Oca.2010

Güneşi Gördüm, Oscar'ı Göremedim

En İyi Yabancı Film kategorisinde Oscar'a aday olan ilk 9 finalist açıklandı. Açıklanan listede ne yazık ki Güneşi Gördüm yer almıyor.

25
Eyl.2009

Oscar'ı Gördüm!

Mahsun Kırmızıgül'ün başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği Güneşi Gördüm, Türkiye'nin Oscar aday adayı oldu.

x

Film.Com.Tr Kayıt

Yorumlarda sadece rumuzum gözüksün.
x

Şifremi Unuttum